Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Eylül 30, 2019 | Ekim Etkinliklerine Merhaba
ART DESIGN

Ekim Etkinliklerine Merhaba

Bu hafta İstanbul'da görmeniz ve izlemeniz gerekenler...

Çeşitli mekanlar

Filmekimi

4 – 13 Ekim

Ses getiren yapımlar arayı soğutmadan İstanbul’a gelmeye devam ediyor. Eleştirmenlerin ve sinemaseverlerin dikkatini çeken yapımları Filmekimi’nde bir araya getirecek olan İKSV’nin heyecanla beklenen organizasyonunda bu sene dikkat çeken yönetmenler arasında Levan Akin’in dansı ve cinsel uyanışı bir araya getiren “And Then We Danced” filmi var. Perdede izleme fırsatına erişebileceğiniz bir diğer yapım ise Cannes’da En İyi Senaryo Ödülü’nü ve Kuir Palmiye’yi kazanan “Portrait of a Lady on Fire”. Senarist ve yönetmen koltuğunda Céline Sciamma’nın yer aldığı film, dramı zarif bir dilde ele alırken hikayeye hakim olan arzu ve korkuyu da izleyiciye geçiriyor.

 x-ist

“All Work and No Play”

19 Ekim’e kadar

Mitolojiyi, tarihi ve kültürü bir araya getirişindeki harmoni, onu belki de en özel kılan etmen. Murat Palta, geleneksel minyatür sanatını çağdaş sanatla harmanladığı eserlerinde eğlencenin zaman öldürmekle eş değer tutulduğu günümüz doğasını resmediyor. Sergi adını, asıl kaynağı bilinmiyor olsa da, “The Shining” filmiyle aklımıza kazınan “All work and no play makes Jack a dull boy” sözünden alıyor. Alışkanlık ve bağımlılıklar arasında yaşanan hayatları eleştiri içermeyen bir bakışla sunan sanatçı, serginin güncelliğini popüler kültür öğelerini oyuna dahil ederek koruyor. Baskı işlerinin yanı sıra tezhip ve heykellerinin de sergileneceği “All Work and No Play” 19 Ekim tarihine dek görülebilir.

Galerist

“Mıknatıs ve Ay”

12 Ekim’e kadar

Küratörlüğünü Kevser Güler’in üstlendiği Nilbar Güreş’in “Mıknatıs ve Ay” isimli sergisinde sanatçı birbirini iten ve çeken güçleri, fotoğraf merkezli işlerinden daha geniş bir çerçeveye taşıyarak; resim, kolaj, fotoğraf, heykel ve video yerleştirmeleriyle bir araya getiriyor. Kumaş, tuz, iplik gibi materyalleri farklı formlarda buluşturan sanatçı cinsellik – haz, beden – coğrafya gibi ilişki diyaloglarını üretimlerinin akışkan çerçevesi haline getiriyor. İşlerinde aynı zamanda bedenlere yüklenilen cinsel kimlikleri, kimliklerin modern çağrışımlarını ve sahip oldukları figüratif gücü işlerken, doğayı ve özü anlamaya dair sorular sormamıza olanak tanıyor.

Zorlu PSM

Hindi Zahra

16 Ekim

Hafta ortasında, dinlendirici ritimler eşliğinde keyifli bir akşam kulağa cazip geliyorsa, 16 Ekim’de Zorlu PSM’de sahne alacak Hindi Zahra’nın konserini ajandanıza not edin. Fas asıllı Fransız müzisyen, geleneksel Berberi ritimlerini soul ile buluşturarak kendine has üslubuyla yorumluyor. 2009 yılında çıkardığı ilk albümü “Handmade” ile En İyi Albüm dalında Prix Constantin sahibi olan sanatçı, tüm dünyada yankı bulan parçaların yer aldığı ikinci albümü “Homeland”i 2015 yılında yayınladı. Albümlerinin yanı sıra, Tala Hadid’in yönetmen koltuğunda oturduğu “The Narrow Frame of Midnight” ve Fatih Akın’ın yönetmenliğini üstlendiği “Kesik” gibi filmlere yaptığı orijinal bestelerle de beğeni topladı. Şarkıcı ve söz yazarı Hindi Zahra’nın başarılı performansını izlemek isteyenler için adres Zorlu PSM bünyesinde bulunan %100 Studio.

Abdülmecid Efendi Köşkü

“İçimdeki Çocuk”

10 Kasım’a kadar

İç mekan detaylarıyla ayrı, sürdürdüğü sanat geleneğiyle apayrı bir yere sahip olan Abdülmecid Efendi Köşkü büyülemeye devam ediyor. Mimarının kim olduğu hala tartışılıyor olsa da bugün Nakkaştepe’de yer alan köşk hem tarihiyle hem ev sahipliği yaptığı kültürel ve sanatsal etkinlikleriyle göz dolduruyor. 16. İstanbul Bienali şehri sanat ve yaratıcılıkla beslerken Abdülmecid Efendi Köşkü Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç’un koleksiyonundan bir seçkiyi ağırlıyor. “İçimdeki Çocuk” başlığıyla düzenlenen serginin sanat danışmanlığını Károly Aliotti üstleniyor. Var olan kültür mirasını en güzel şekilde yaşatmaya olanak veren sergi bu sene Türkiye’den ve dünyadan 60 sanatçının 100’den fazla eserine yer veriyor. “İçimdeki Çocuk” isminin de akla getirdiği üzere sergi, toplumun dikte ettiği ilişkilerin ve geçen zamanın törpülediği, ihmal edilen meraklı çocuk aklını diriltmeye davet ediyor. Sergi, Pablo Picasso, Andy Warhol, Francesco Albano gibi hafızalara kazınan isimlerin eserlerinin yanı sıra tabiatı oto-portresine davet eden Levi Van Veluw, yenilikçi materyalleri cesur renklere bulayan Dean Snyder, mekana özel yerleştirmesiyle Ahmet Doğu İpek ve Hakan Demirel gibi yaratıcı isimlere de yer veriyor.

 

 

BY Derin Övgü Öğün