Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Ocak 08, 2020 | Yılın İlk Sergileri
ART DESIGN

Yılın İlk Sergileri

İstanbul 2020'yi yepyeni sergilerle karşılıyor...

Hale Tenger, Rüzgarların Dinlendiği Yer

18 Ocak’a kadar

Galeri Nev

Farklı disiplinleri bir araya getirdiği eserlerinde toplum ve bireyin çatışmasını inceleyen sanatçı Hale Tenger bu defa ilhamını Edip Cansever’in “Rüzgarların Dinlendiği Yer” isimli şiirinden alıyor. Duyusal karşılaşmalara olanak sağlayan bir düzende kurgulanan galeri alanı şiiri ve şiirin yarattığı yeni görsel alanı sonuna kadar kullanıyor. Sanatçının dil ve bellek üzerinden yarattığı bu atmosfer kişisel ve toplumsal hafızanın saklı unsurlarını gün yüzüne çıkarıyor; doğada bulunan ikililikleri bireyin içsel karşıtlıklarıyla buluşturuyor. Görsel imgeler yoluyla farklı bir metin ilişkisi kuran sergi ziyaretçileri üç boyutlu bir anlatıya davet ediyor.

I BELIEVE I AM GAY

19 Ocak’a kadar

poşe

Hollanda’nın ileri görüşlü politikalarına aşinayız, peki ya tarihine? Günümüzde kültürü, çalışma koşulları, tanıdığı LGBTIQ hakları hatta trafik olmayan yollarıyla dahi etkileyici olmayı başarabilen Hollanda aslında 16. yüzyılla birlikte din seçme özgürlüğünü de getirmişti. poşe’de gerçekleşen “I BELIEVE I AM GAY” başlıklı sergi Hollanda’da yaşayan dindar LGBTİIQ bireylerin portrelerinden oluşuyor ve soruyor: Hollanda’nın açık ve hoşgörülü tavrı bugünün dindar LGBTIQ bireyleri için de huzurlu bir yaşam özgürlüğü sağlıyor mu? Sanatçılar Hadas Itzkovitch ve Anya van Lit’in iki yıla yakın bir sürede bitirdiği fotoğraf projesi LGBTIQ Hristiyanları, Yahudileri, Müslümanları, Budistleri ve Hinduları’ndan oluşan 18 portreye yer veriyor. Bireyin toplumdaki yerinin ve toplumsal içeriği olan çağdaş konuların ele alındığı sergi 19 Ocak’a kadar görülebilir. 

Elmas Deniz, Suyun Üç Rengi

21 Şubat’a kadar

Zilberman Gallery

İnsan eliyle yıkıma uğrayan doğanın odağa alındığı işleriyle Elmas Deniz, geçtiğimiz aylarda 16. İstanbul Bienali’ndeydi. Şimdilerdeyse kişisel sergisi “Suyun Üç Rengi” ile yeniden karşımızda. İnsan ve doğanın ilişkisini incelediği kavramsal işlerinde bu defa sadece sistemin problemlerine odaklanmayan sanatçı insan ve doğa arasındaki ilişkilerin biçimlerine dikkat çekiyor. Video heykel yerleştirmesinde bir tohumun sesini duymamak, bir derenin üç farklı rengini fark edememek gibi öğrenilmiş eksiklikleri yeniden odağa alan Deniz kayıp gidenlerin ardında potansiyel bir çare olduğunu hatırlatıyor. Bienalde sergilenen çalışmalarının bir uzantısı niteliğinde olan sergi doğayla olan ilişkimizi yenilememiz için eşsiz bir ilham sunuyor.

Söylenir ve Yarım Kalır Bütün Aşklar Yeryüzünde II

8 Mart’a kadar

Borusan Contemporary

“Mutsuzluktan söz etmek istiyorum…Dikey ve yatay mutsuzluktan…” Etkisinden kurtulmanın zor olduğu dizelerin sahibi, modern Türk şiirinin önemli temsilcilerinden Turgut Uyar bu defa eserleriyle farklı bir yol göstericiliğe soyunuyor. Uluslararası sanatçıların çalışmalarını bir araya getiren sergi içinde fotoğraftan neon yerleştirmelere, kağıt kabartmadan deneysel çalışmalara pek çok teknik ve aracı barındırıyor. Eserler bir taraftan şiiri görsel formlarla yeniden ele alırken bir taraftan teknolojinin yansımalarını gündeme getiriyor. Küratörlüğünü Nezmi Sönmez’in üstlendiği sergi birbirinden farklı onlarca sorunu, sormaya, anlamaya ve harekete geçirmeye yönelik şekillendiren eserleri ağırlıyor; özgün ilhamı bambaşka bir harmanla izleyiciye sunuyor.

Lütfi Özkök: Portreler

3 Mayıs’a kadar

İstanbul Modern

Samuel Beckett, René Char, Paul Celan, Doris Lessing, Pablo Neruda, Jean-Paul Sartre ve daha niceleri… Çektiği siyah beyaz sanatçı portreleriyle kendine uluslararası sahnede yer edinmiş fotoğraf sanatçısı Lütfi Özkök İstanbul Modern’de. Sergi sanatçının Stockholm, İsveç’te bulunan arşivinden bir portre seçkisine ev sahipliği yapıyor. Aralarında 24 Nobel ödüllü yazarın da bulunduğu seçki 89 portreye yer veriyor; portrelere eşlik eden metin, obje ve belgeler ise hem sanatçının hem de bir dönemin hikayesine ışık tutuyor. Uzun yıllar dostluğunu sürdürdüğü Nâzım Hikmet ve Samuel Beckett gibi isimlerle farklı zamanlarda portreler çeken Özkök, yüze yansıyan değişim ve dönüşümün de kaydını tutar. Küratörlüğünü Demet Yıldız’ın üstlendiği sergi İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi’nde görülebilir.

 

BY Derin Övgü Öğün