Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Mart 27, 2020 | Kaçırılmaması Gereken Belgeseller
ART DESIGN

Kaçırılmaması Gereken Belgeseller

Tasarımlarıyla dünyayı bambaşka perspektiflerle şekillendiren zihinler ve onları konu alan belgeseller, ilham olmayı bekliyor. Her zamankinden daha çok…

 

Abstract: The Art of Design

“Abstract: The Art of Design” isimli Netflix belgesel serisi, ilk bölümden itibaren sizi kendisine bağlayacak. Her bir bölüm, farklı bir tasarımcıyı odağına alıyor ve onların perspektiflerini, hikayelerini ve ilham kaynaklarını görmemize ve anlamamıza olanak veriyor. İlk sezonda Christoph Niemann, Tinker Hatfield, Es Devlin, Bjarke Ingels, Ralph Gilles, Paula Scher, Platon ve Ilse Crawford’u ağırlayan seri, iç mekan tasarımından sahne tasarımına uzanan geniş bir alanı ele alıyor. İkinci sezon ise, Olafur Eliasson, Neri Oxman, Ruth Carter, Cas Holman, Ian Spalter ve Jonathan Hoefler’i konuk ediyor; oyundan kostüme, bio-mimariden dijital ürün tasarımına pek çok farklı kulvarın perde arkasını, önemli isimlerin bakış açılarıyla ele alıyor. Seri, tasarımın aslında sanattan o kadar farklı olmadığını görmek için eşsiz bir fırsat sunuyor.

Barbicania

Londra’nın performans sanatı merkezi olarak bilinen, şehrin en ikonik brutalist mimarisi The Barbican Centre, yönetmenler Ila Bêka ve Louise Lemoine ile fazlasıyla kişisel bir belgeselin odağı oluyor. Modern mimari kapsamında ütopyaların ne derece hayatta kalabildiğini keşfe çıkan belgesel, sadece sanat merkezinden değil, bölgede yaşayan veya bir şekilde yapı ile yolu kesişen insanların hayatlarından da kesitler sunuyor; ortaya tarihin, yaşamların, karakterlerin, mimari silüetlerin samimi bir portresi çıkıyor. Belgesel, kullandığı orijinal sinema diliyle mimarinin nasıl ele alınabileceğine dair de benzersiz bir örnek olma özelliği taşıyor.

Citizen Jane: Battle for the City

1961 yılında yazdığı “The Death and Life of Great American Cities” kitabıyla şehirlerin nasıl fonksiyon ettiğini, dönemin o güne dek karşılaşmadığı bir perspektiften sunmuş; üstelik hiçbir mimari eğitimi olmadan… Sıradaki film, şehir planlamacısı ve aktivist olarak tanıdığımız Jane Jacobs’ın işlerini keşfe çıkıyor. Film bir taraftan da Jacobs’ın meşhur şehir planlamacısı Robert Moses’a karşı açtığı fikir savaşının izini sürüyor. Daha iyi bir şehir, fakat her şeyden önce daha iyi bir dünya için, planlamanın ve mimarinin gücünün ne büyük bir önem taşıdığını perdeye taşıyan yönetmen Matt Tyranuer, Jacobs’ın dramatik mücadelesini bir mahallenin gözünden ele alıyor.

City Dreamers

Bugünü ve yarını inşa eden dört öncü: Phyllis Lambert, Denise Scott Brown Cornelia Hahn Oberlander ve Blanche Lemco van Ginkel. 1950’li yıllarda erkek mesleği olarak görülen mimariyi ilham veren kariyerleri ile yeniden tanımlayan mimarlar, Joseph Hillel’in yönettiği ufuk açan, umut veren belgeselde bir araya geliyor. Kuzey Amerika ve Avrupa’nın çehresini değiştiren üretimleriyle bu mimarlar, kurdukları insan odaklı kapsayıcı şehirlerin hayalini, izleyicilerle paylaşıyor. Ardında bıraktıkları mirasın aslında ne gibi zorlukların üstesinden gelinerek mümkün olduğunu görmek isteyenler mutlaka izlemli.

Eames: The Architect and the Painter

Eğer bugüne dek bir sandalye sergisine katılma şansı edindiyseniz, Charles ve Ray Eames’in bir tasarımına denk gelmemiş olmanız mümkün değil. “Eames: The Architect and the Painter” onlarca röportaj yoluyla ünlü çiftin tasarım ve sanat yolunda ilerleyen hayatlarına ve üretimlerine odaklanıyor. Eames ofisinden pek çok kişinin hikayesiyle şekillenen film, Kevin Roche, Bob Blaich, Pat Kirkham, Zeke Seligson gibi pek çok kişinin röportajlarıyla bir çerçeveye oturtuluyor. Jason Cohn ve Bill Jersey’in endüstriyel tasarım severleriyle buluşturduğu belgesel, bugün bizi çevreleyen dünyanın Eames’ler tarafından nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.

Moriyama-San

2005 yılında Ryue Nishizawa tarafından Tokyo’da inşa edilen bir eve konuk oluyor, Mr. Moriyama’nın sanat ve müzik dolu tuhaf hayatına bakıyoruz. Sahibinin deneysel müzik ve filmlerle çevrelediği özgür ruhlu hayatına bir haftalık bir pencereden bakıyor, şehrin göbeğinde huzur ve dinginliğin nasıl mümkün olabileceğine şahit oluyoruz. Japon mimarisinden sessiz sinemaya, havai fişeklerden akrobatik okumaya uzanan, türünün tek örneği bir film ve hayata bir saatliğine dahil oluyor, Ila Bêka and Louise Lemoine’in özgün sinema diline hayran kalıyoruz.

BY Derin Övgü Öğün