Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Şubat 05, 2020 | Bitmeden Keşfedin
ART DESIGN

Bitmeden Keşfedin

Gelin, şubat ayını tadı damağınızda kalacak etkinliklerle değerlendirelim!

Fakear

14 Şubat

Zorlu PSM %100 Studio, İstanbul

2011 yılında Fransız müzik sahnesine hızlı bir giriş yapan genç elektronik müzik yapımcısı Fakear İstanbul’da. Başarılı plak şirketleri Ninja Tune ve Future Classic ile çalışmış, “La Lune Rousse” ve “Darjeeling” isimli parçalarıyla bizi müziğine bağlamış birinden söz ediyoruz. Farklı kültürleri yepyeni bir evrende buluşturan ritimleri, koşarken mi yoksa uyurken mi dinlesek emin olamadığımız şarkılarından söz ediyoruz. Üstelik Fakear, elektronik müzik deneyiminin yanı sıra güçlü sahne hakimiyetiyle de eğlenceli bir gecenin garantisini veriyor. 14 Şubat’ı nasıl geçireceğinizse tamamen size kalmış.

Elmas Deniz, Suyun Üç Rengi

21 Şubat’a kadar

Zilberman Gallery, İstanbul

İnsan eliyle yıkıma uğrayan doğanın odağa alındığı işleriyle Elmas Deniz, geçtiğimiz aylarda 16. İstanbul Bienali’ndeydi. Şimdilerdeyse kişisel sergisi “Suyun Üç Rengi” ile yeniden karşımızda. İnsan ve doğanın ilişkisini incelediği kavramsal işlerinde bu defa sadece sistemin problemlerine odaklanmayan sanatçı insan ve doğa arasındaki ilişkilerin biçimlerine dikkat çekiyor. Video heykel yerleştirmesinde bir tohumun sesini duymamak, bir derenin üç farklı rengini fark edememek gibi öğrenilmiş eksiklikleri yeniden odağa alan Deniz kayıp gidenlerin ardında potansiyel bir çare olduğunu hatırlatıyor. Bienalde sergilenen çalışmalarının bir uzantısı niteliğinde olan sergi doğayla olan ilişkimizi yenilememiz için eşsiz bir ilham sunuyor.

Söylenir ve Yarım Kalır Bütün Aşklar Yeryüzünde II

8 Mart’a kadar

Borusan Contemporary, İstanbul

“Mutsuzluktan söz etmek istiyorum…Dikey ve yatay mutsuzluktan…” Etkisinden kurtulmanın zor olduğu dizelerin sahibi, modern Türk şiirinin önemli temsilcilerinden Turgut Uyar, bu defa eserleriyle farklı bir yol göstericiliğe soyunuyor. Uluslararası sanatçıların çalışmalarını bir araya getiren sergi içinde fotoğraftan neon yerleştirmelere, kağıt kabartmadan deneysel çalışmalara pek çok teknik ve aracı barındırıyor. Eserler bir taraftan şiiri görsel formlarla yeniden ele alırken bir taraftan teknolojinin yansımalarını gündeme getiriyor. Küratörlüğünü Necmi Sönmez’in üstlendiği sergi, birbirinden farklı soru sormaya, cevaplarını anlamaya ve harekete geçirmeye yönelik şekillendiren eserleri ağırlıyor.

Pentti Sammallahti, Distant Land

8 Mart’a kadar

Fotografiska, Stockholm

Gözlemlerimize kendimizden ne kadar katıyoruz? Peki ya yaratıcı sürece dahil olan yorumlarımızın ne kadar farkındayız? Materyal dünyanın arzuladığı gizemi en zarif şekilde fotoğraflayan Pentti Sammallahti geniş bir seçkiyle Fotografiska’da ağırlanıyor. Helsinki’den Türkiye’ye, Nepal’den en ücra Fin takım adalarına uzanan alanda şiirsel, siyah – beyaz fotoğraflar çeken sanatçı birbirinden bambaşka görünen, hissettiren sahneleri geçicilik ve mizah üzerinden buluşturuyor. Eşsiz gözlem yeteneğiyle gündelik sahnelerin edebiyat, müzik ve şiire doyan referanslarını fotoğraflayan Sammallahti izleyicileri bir süreliğine de olsa hayatın sert kabuğundan uzaklaştırıyor.

Christian Boltanski: Faire Son Temps

16 Mart’a kadar

Centre Pompidou, Paris

1960’lı yıllarda kısa filmler çeken ardından fotoğrafa yönelen sanatçı Christian Boltanski 1980’li yıllarda odağını bulmuştu: tarihi, belleği ve insanın ardında bıraktığı izleri enstalasyonlar yoluyla görsel bir anlatıma kavuşturmak. 35 yıl sonra yeniden Centre Pompidou’da gerçekleştirilen retrospektif bir taraftan sanatçının işleri arasındaki paradoksu incelemeye fırsat tanırken bir taraftan varlık ve yokluk kavramlarını farklı materyal ve yaklaşımlar üzerinden görmemize olanak sağlıyor. Besteci Camille Saint- Saëns’ın yazdığı “Ölüm Dansı”nı duvarda gölgelerle canlandıran “Théâtre d’ombres”, Yahudi Soykırımı’ndan referans alan ve teneke kutuların eşlik ettiği bütünlükçü eseri “Reliquaire”… İşleriyle ziyaretçileri uzun bir seyahate çıkaran sergi bir retrospektiften daha çok Boltanski’nin yaklaşımlara karşı geçirdiği değişimler serisi olarak düşünülebilir.

Dorothea Tanning: Worlds in Collision

21 Mart’a kadar

Alison Jacques Gallery, Londra

Onu sürrealizmin doruklarını yaşayan huzursuz edici eserleriyle tanıyoruz fakat sıra, şehir hayatının verdiği enerjiyi resmettiği eserlerinde. 1980 yılında Fransa’dan Manhattan’a dönen sanatçı Dorothea Tanning, kalabalık sokakların hızından ve sesinden esinlenerek şehir hayatının enerjisini resmediyor. Stüdyosunun yakınlarda şahit olduğu bir bisiklet kazasından sonra, bisikleti bir ilham kaynağı olarak kullanan Tanning’in eserlerinde alternatif gerçekliklerin merakını gözlemleyebilmek de mümkün. Sıklıkla gün yüzüne çıkmayan son dönem eserlerin odağa alındığı sergide, bisikletin yarattığı sembolik görselliğin sanatçı tarafından grafit, kömür, guaj, sulu boya ve kolaj gibi pek çok yaklaşımla ele alındığına şahitlik edeceksiniz.

BY Derin Övgü Öğün