Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Kasım 04, 2019 | MoMA Yeniden
ART DESIGN

MoMA Yeniden

Dünyanın en etkileyici çağdaş sanat müzelerinden The Museum of Modern Art, yeni yüzüyle karşımızda.

Dönemin müzeler üzerinde yürütülen muhafazakar politikalarıyla mücadele eden MoMA, 80 yılın aşkın süredir modern sanatın en önemli destekçilerinden biri olmaya devam ediyor. Kurulduğu ilk günden bugüne görsel sanatların anlaşılması ve merak uyandırması için varlığını sürdüren müze, geçtiğimiz haziran ayında renovasyon sürecine girerek kısa bir süre için kapılarını ziyaretçilerine kapamıştı. Baş küratör Ann Temkin, mevcut koleksiyona dönüp baktığında artık müzenin hedeflediği deneysel yaklaşımı göremediğini, koleksiyonunun neredeyse otoriter ve kuramsal bir hal almaya başladığı dile getirerek de renovasyon sürecinin nedenlerinden birine açıklık getirmişti.


Diller Scofidio + Renfro ile Gensler’in iş birliğiyle mimari anlamda geliştirilen yeni MoMA, eklenen 40 bin metrekare alanda yeni galerilere, eğitim platformuna, performans stüdyolarına ve bir “Yaratıcılık Laboratuvarına” yer veriyor. Sanata daha fazla yer açabilmek ve disiplinlerarası yeni yolları deneyimleyebilmek adına yenilenen enstitü, açılışını altı mekana-özel eserle kutluyor. Bu çerçevede, grafik tasarım kolektifi Experimental Jetset ve sanatçılar Kerstin Brätsch, Goshka Macuga, Yoko Ono, Philippe Parreno ve Haim Steinbach, geçirdiği değişim sonrası müzenin ruhunu besleyecek eserleriyle müzede yerini aldı. 

Sanatçılar Danny van den Dungen, Marieke Stolk ve Erwin Brinkers tarafından 1997 yılında bir araya gelen kolektif: Experimental Jetset iki tarihi mimari alana işaret eden bir enstalasyon ile bizleri karşılıyor. İlham veren mekanlardan ilki Strasbourg’da yer alan Café L’Aubette. Theo Van Doesburg tarafından tasarlanan kafe 1920’li yılların De Stijl akımının motiflerini taşıyor ve bir tablonun boyut kazanmış halini andırıyor. İlhamın bir diğer kaynağı ise ünlü mimar Philip Johnson’un 1964 yılında müzeye eklediği yeni alanlardan biri olan Café 2. Kolektifin bir araya getirdiği ve Café 2’de yer alan enstalasyon Johnson’ın mimari detaylarını vurgulayan De Stijl tarzı renk ve saf bir soyutlama ile çalışılmış.


Kerstin Brätsch, İtalyan dekoratif ressam Valter Cipriani ve Carolina D’Ayala Valva iş birliğiyle Terrace 5 için birden fazla parçadan oluşan bir enstalasyon hazırladı. Fossil Psychics for Christa” başlıklı enstalasyon farklı araçları kullanarak fırça darbelerini andıran bir kompozisyon kurguladı. Brätsch’ın İtalyan Rönesans resimlerinden ilham alarak ürettiği renkler üzerine mermerden oyulmuş gibi görünen kabartmalar fantastik yaratıklar ve fosil benzeri parçalar şeklinde duvara uygulanmış.

Yoko Ono’nun “PEACE is POWER” isimli eseri galerinin duvarlarını ve tavanını mavi bir gökyüzü şeklinde sarmalamış. Üretimlerinde tekrarlayan bir motif olarak gördüğümüz gökyüzüne pencereler üzerinde 24 dilde serginin adı yer alırken bir de sanatçının mobilya döşemesi üzerine dokuduğu “yes, yes, yes” sözleri eşlik ediyor.  

Cullman Education and Research Building ise sanatçı Goshka Macuga’nın müzenin tarihinden ilham alan büyük boyda bir Jacquard kilimine ev sahipliği yapıyor. Alanı kendi eseri haricinde MoMA’nın koleksiyon ve arşivlerinde bulunan eserlerle destekleyen Macuga bu şekilde müzenin koleksiyonunun aynı canlı bir varlık gibi yeniden yorumlanabileceğini ve değerlendirilebileceğini gözler önüne seriyor.

Haim Steinbach ise yıllar boyunca gazetelerden, magazinlerden ve kitaplardan topladığı slogan ve ifadeleri müzenin lobisinde bir araya getirerek dilin görsele dönüşmesine olanak sağlamış. Philippe Parreno ise farklı objeleri motorla çalışan bir heykel haline getirerek ışık, animasyon ve sesle geliştirmiş; heykel, çevresinde olan bitene göre data toplayarak hareket ediyor. Böylece eser, mekanı bir varlık, bir mevcudiyet olarak düşünmemize olanak veriyor.

 
Peki MoMA’nin bu değişime gitmesinin arkasındaki sebep neydi? Küratör Temkin’e göre geçen zamanla birlikte sanata bakış da değişti. Dolayısıyla MoMA da bu değişime ayak uydurmak zorunda kaldı. Geçirdiği renovasyon sonrası yüzde 30 büyüyen sergi alanıyla bundan sonra her anlamda daha çeşitli eserler sergileme olanağına sahip olan müze, güncel eserleri ve sanat akımlarını deneysel yollarla ziyaretçilere ulaştırmak istiyor. Bu sebeple bu süreci oturtabilmek adına bundan sonra altı ayda bir koleksiyonun üçte birini değiştirmeyi planlıyor.

BY Derin Övgü Öğün