Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Kasım 13, 2019 | Tiyatro ve Dans İç İçe
ART DESIGN

Tiyatro ve Dans İç İçe

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 23. kez düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali, bugün perdelerini açıyor.

Birbirinden farklı yerli ve yabancı yapımların yer aldığı 23. İstanbul Tiyatro Festivali, 1 Aralık'a kadar farklı noktalarda İstanbulluları özgün yapımlarla buluşturacak. Festival, hikayeleri koreografinin, dansın ve ritmin içinde görmeyi sevenler için de farklı disiplinleri bir araya getiren birçok gösteriyi izleme fırsatı sunacak. İşte festivalin dopdolu programından sizin için seçtiklerimiz:

Her Yol Kuzeye Çıkar
Ne zaman: 18 Kasım Pazartesi 20.30 & 19 Kasım Salı 20.30
Nerede: Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi

Özgün sanatsal vizyonunun merkezine çağdaş dansı ve baleyi koyan dans topluluğu Moskova Balesi, Karine Ponties’in koreograflığında yedi çağdaş dansçının tutkuyla çalışma azimlerini ortaya koydukları “Her Yol Kuzeye Çıkar”, dans severler dışında çağdaş sanata gönül veren ve çağdaş sanatın sıra dışı örneklerini ilgiyle izleyen sanat severler için mutlaka görülmesi gereken bir gösteri. Hayatın kendisine odaklanan “Her Yol Kuzeye Çıkar”, yaşama ait olan her duyguya dokunuyor. Çatışmalardan, ani patlamalara kadar her duyguyu bize yedi erkek dansçıyla gözler önüne seren “Her Yol Kuzeye Çıkar”, festivalin kaçırılmaması gereken gösterileri arasında.

TrapTown
Ne zaman: 16 Kasım Cumartesi 20.30 & 17 Kasım Pazar 15.00 & 18 Kasım Pazartesi 20.30
Nerede: Uniq Hall

Dünya’nın en prestijli dans topluluklarından Ultima Vez, bir kez daha İstanbul’da sanat severlerle buluşmayı bekliyor. Daha önce 2004 yılında “Blush” isimli gösterileriyle festivale renk katmış olan Belçikalı topluluk bu yıl da “TrapTown”la festivale katılarak, Wim Vandekeybus’un yönetmenliğinde ve koreograflığında akıllarda kalıcı bir çalışma ortaya koyuyor.  Gündelik hayatın sıradanlığından yola çıkılarak sahneye konan gösteri sizleri paralel bir gerçekliğe götürüyor ve bu gerçeklikte eskiye dayanan çatışmaların, felaketlerin ve bağımsızlık arayışının olduğu bir dünyaya şahit oluyoruz. Bu gerçeklikteki kentin sakinleri arasındaki ilişkiler bizleri mitlerin henüz varlığını yitirmediği dönemlere götürüyor. “TrapTown”la beraber Vandekeybus’un mitlere olan düşkünlüğünü 2002 yapımı Blush ve 2011 yapımı Oedipus/bet noir ardından tekrar gözler önüne serişine tanık oluyoruz.


TrapTown

Daha da Beter ve Beter ve Beter Olacak Arkadaşım
Ne zaman:
 29 Kasım Cuma 20.30 & 30 Kasım Cumartesi 20.30
Nerede: Caddebostan Kültür Merkezi

Kavramsal çerçeve, koreografi ve performansın sahibi olan Lisbeth Gruwez, “Daha da Beter ve Beter ve Beter Olacak Arkadaşım”da “hitabet” kavramını gösterinin merkezine alıyor. Gösteride, yüzyıllar boyunca çeşitli devrimlere, savaşlara sebep olan, kimi zaman kitleleri harekete geçirirken kimi zaman ilişkileri sonlandıran hitabetin etkisinin büyüklüğü sorgulanıyor. Tarih boyunca insanlığa yaşattıklarıyla gücünü kanıtlayan hitabet, Gruwez’in eşsiz performansıyla bir bedende buluşuyor. Gruwez, aşırı muhafazakarlığıyla ön plana çıkan televizyon yıldızı Jimmy Swaggart’ın daha önce yaptığı bir konuşmasından parçaları kullanarak ve sakin başlayan ritmini arttırarak, sahnede devleşiyor ve izleyicilere sıra dışı bir performans sunuyor.

Kayıp Kimlik
Ne zaman:
28 Kasım Perşembe 20.30
Nerede: DasDas

Marco Martins’in yönetmenliğinde, Beatriz Batarda ve Romeu Runa’yı sahnede bir araya getiren “Kayıp Kimlik”; film, tiyatro ve dans gibi disiplinleri bünyesinde toplayan bir gösteri. Bir yandan hatıralarımıza odaklanırken, bir yandan bugünün dünyasının duygusal haritasında davet edildiğimiz “Kayıp Kimlik”, Batarda ve Runa’nın çocukluk hatıraları ve ebeveyn ilişkileri arasında kurulan köprü üzerinden aile hayatını tekrar kurguluyor. Gösteride şekilden şekle giren ev, iki beden üzerinden bizlere ait olduğumuz yer, anılarımız ve kendimiz hakkında sorular yöneltiyor.

Bak Sen!
Ne zaman: 23 Kasım Cumartesi 20.30 & 24 Kasım Pazar 15.00
Nerede: Arter

Kendi yarattıkları masallarla gerçek dışı bir evrende buluşan üç sanatçı, Talin Büyükkürkciyan ve Tolga Tüzün’ün kaleminden çıkan yedi soyut masaldan oluşan Bak Sen!'de bir araya geliyor. Günümüz dünyasında yaşamanın ne demek olduğu fikrini merkezine alan performans; dans, ses ve görsel sanatların bir araya gelmesi ve etkileşmesi üzerine kurulu bir doğaçlama.


Bak Sen!

“bir şey & kedi kedi"

Ne zaman: 1 Aralık Pazar / “bir şey” (13.00) kedi kedi (14.00)
Nerede: MSGSÜ Çağdaş Dans Anasanat Dalı

1 Aralık Pazar 13.00’da MSGSÜ Çağdaş Dans Anasanat Dalı’nda gerçekleşecek olan “bir şey”, genç dans sanatçısı Ekin Tunceli’nin sahnede cinsiyetsizleşen bedeniyle, yapılması gerekenler ve yapılması istenenler, ne yapılacağı konusundaki kararsızlık, buhran ve umutsuzluk gibi düşünce ve hisleri gözler önüne seriyor. Sanatçı, bir yandan ait olduğu jenerasyona ve insanlığa ait derdini “bir şey”ini bedeniyle dile getirirken bir yandan da yaşadığı bütün hislerle izleyicileri de bir dizi soru yağmuruna tutuyor. Yine aynı gün 14.00’da gerçekleşecek olan, bir hikâye anlatma derdi taşımayan, özgün hareketsel ve performatif bir yolla ortaya konulmuş iki kişilik deneysel bir dans performansı olan “kedi kedi”, ortaya çıkan samimi ve eğlenceli atmosferle, izleyicilere keyifli bir gösteri sunuyor.