Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Çarşamba 27 May | Gucci’nin Yeni Yolu
FASHION

Gucci’nin Yeni Yolu

Gucci, artık yılda yalnızca iki koleksiyon sunacağını açıkladı. Bu, sonun başlangıcı mı? Son yılların süperstar markası, geleneksel moda takvimini terk eden ne ilk ne de son marka olacağa benziyor.

Hesapsız bir büyüme ve göz göre göre yaratılan israf ekonomisi üzerine moda sektöründe yıllardır beklenen büyük çöküşü ve takip eden bir devrimi deneyimliyoruz. Birçok uzmana göre sonun başlangıcını yaşıyoruz. Sistemin tam da merkezinden, en önemli oyuncularından arka arkaya gelen içli ve haklı öz eleştirileri başka türlü açıklamak pek mümkün gözükmüyor. 

Gucci Kreatif Direktörü Alessandro Michele’nin Diario’su, -günlük yazılarından kesitler- geçtiğimiz hafta Instagram’da moda hit’i oldu. ‘Notes from Silence’ ismini verdiği yazılarında yüksek şiirsel notalarda güçlü bir sistem eleştirisi yapan Michele, artık yavaşlayacaklarını ve senede yalnızca iki koleksiyon sunacaklarını duyurdu. Buna göre Cruise, Pre-Fall gibi ara koleksiyonlar ve kadın-erkek ayrı koleksiyon sunumları marka tarafından tamamen terk ediliyor. 

Geleneksel koleksiyonların ve dayatılan mevsimlerin yeni düzeni anlatmakta yetersiz kaldığını ve yaratıcılığın önünde çok büyük bir engel olduğunu vurgulayan tasarımcı bunun yerine Gucci’ye sezonsuz yeni bir dünya ve ritim yaratacacaklarını anlattı. 

Bu değişim Michele’nin sözleriyle; "anarşist bir çıkış olarak algılanmamalı"; birçok markayla ve İtalyan modasının arkasındaki kurum Camera Nazionale della Moda ile fikir alışverişleri sonrasında ortaya çıkmış taze bir başlangıç olarak kabul edilmeli. 

Yeni stratejilerini ele alışındaki şiirsellik bir yana, Michele’nin dehası ve yarattığı otantik dil Gucci’yi 2015’te bitkisel hayattan çıkarmış; elitist, rafine ve hafif yaşlanmış markayı şimdiki 16 milyar dolarlık marka haline dönüştürmüştü. Michele ve başından beri arkasında olan CEO Marco Bizzarri’nin bu büyük sarsıntıdan da sağ salim çıkaracağını ön görmek yanlış olmaz. Gelen değişim dalgasıyla savaşmak yerine, olup biteni kendi hikayelerinin parçası haline getirmeye cesaret eden ‘power couple’, Temmuz ayında dijital olarak gerçekleşecek Milano Moda Haftası’nı "Epilogue" adını verdikleri -son- Cruise koleksiyonlarıyla kapatacaklar. 

Son dönemin en vizyoner ve ses getiren işlerine imza atan ikili, pandemi patlak vermeden önce cinsiyet bariyerleri olmayan Gucci MX adını verdikleri yeni bir online alışveriş sitesi üzerinde çalışıyordu.

Peki, son beş senedir muazzam büyüme rakamlarıyla lükse heyecan getiren Gucci bu noktaya nasıl geldi? Nedir zirvedeki bir markayı yavaşlamaya ikna eden? Yalnızca Michele’nin yaratıcı aurasını korumaya çalışmak veya sisteme ‘oksijen enjekte etmek’ değil... Bunu anlamak için, sektörün -McQueen başta olmak üzere- kurban verdiği nice yetenekli tasarımcının kariyerine bakmak yeterli. 

Gucci tarihin doğru tarafında olmak istiyor; çünkü uzun zamandır kapıda bekleyen değişimin artık istese istemese de yaşanmakta olduğunu biliyor. Son bir ayda arka arka yapılan açıklamalar, markalar tarafından verilen sözler, iptal olan koleksiyonlar ve moda haftaları da bunu kanıtlar nitelikte. Dries van Noten’in başı çektiği altmışın üzerinde markanın birleşip senede iki koleksiyon sunma kararı alması ve 2021’e kadar defile yapmayacaklarını açıklaması, bağımsız tasarımcıların, markaların ve perakende zincirlerinin dahil olduğu #rewiringfashion hareketi, Giorgio Armani’nin kadın ve erkek defilelerini birleştirmesi, Saint Laurent’in bu sene için Paris Moda Haftası’ndan çekilmesi gibi büyük adımlar geç kalmış devrimin ayak sesleri olarak kabul edilebilir.

Gucci’nin bütün bu gelişmelere sessiz kalmasıysa, son dönemde çizdiği cesur ve yüksek sesli imaja uymayacağı gibi, markayı Michele’nin savunduğu değer yargılarından uzaklaştırabilir, ulaşmayı başardıkları yeni genç kitlelerle diyaloğunu sekteye uğratabilirdi. 

Özetle; içinde yaşadığımız dönemle bağlantıda kalmayı amaçlayan -yani ölmek istemeyen- markaların kendilerini yeniden yarattıkları bir döneme giriyoruz. Türbülansta geçecek yakın gelecekte, son müşterinin kemerlerini sıkmasını beklemek yanlış olmaz. Bu sürece markalar tarafından gelen bol vicdan muhasebesi, sert kararlar ve mecburi bir farkındalık eşlik edecek. 

Bu bağlamda yalnızca 2020 ile sınırlı kalmayıp kalıcı bir değişim sözüyle gelen tek marka şimdilik Gucci gibi gözüküyor. Birçok büyük markanın da bu yeni yolu takip etmesi bekleniyor.

BY Anıl Atalan