Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Çarşamba 01 Nis | Work From Home: Yeni Giysi Kodları
FASHION

Work From Home: Yeni Giysi Kodları

Pijamaları çıkarmaya gerek var mı sahi?

Yeni nesil global bir savaş yaşanırken bizden tek istenen üzerimize rahat bir şeyler geçirip evlerimizde çalışmaya, üretmeye devam etmemiz. Korona ile henüz el sıkışmamış şanslı azınlık için hayat devam ediyor. Ediyor mu? Etmeli.

Küresel adaletsizliğin ve yüzyıllardır değişmeyen yüksek duvarlı göç koridorlarının engel tanımadığı Korona, günlük hayatlarımızın tam ortasına kuruldu. Virüs mağduriyetini nöbetleşe yaşayan dünya, sosyo-ekonomik, politik ve coğrafi farklılıkları bir kenara bıraktı. Hepimizin en büyük yaşamsal derdi aynı; hasta olmamaya, oldurtmamaya çalışıyoruz. Evde kalmaya ve dünyayı kurtarmaya devam. 

Modanın sırası mı şimdi?

New York Times’ın kıdemli moda yorumcusu Vanessa Friedman’ın sözleriyle; moda herkesin günlük yaşantısının parçası. Kiminde dar, kimindeyse daha ferah yer kaplayabilir; ancak moda, her gün ne giyeceğimize karar vermek kadar basit ve pratik bir mesele aynı zamanda.

Evden çalışma konsepti son yıllarda saygın araştırma şirketleri tarafından sıkça telaffuz ediliyor ve çalışan motivasyonu için öneriliyordu. Birçok kurumsal firmanın Free Friday’lerle yavaş yavaş adapte olmaya çalıştığı opsiyonel bir sistemden şimdiki senaryoya  geçişimiz ise pek tabii hiç kimse tarafından öngörülmüyordu. Günlük iş gardırobumuzun Korona kaynaklı global karantinaya adaptasyonu da bu durumda oldukça hızlı ve doğal oldu.

Bu dönem aslında birçok hayati ve varoluşsal soruyu beraberinde getirse de pratik ve hafif sorunlar da - eğer şanslıysak- gündelik hayatımızın parçası. “Bir insan neden giyinir?” gibi veya “şimdi neden -kim için- giyiniyoruz ki?” “Pijamalarımı çıkarmama ne gerek var?” “Sahi, bugün günlerden neydi?”... gibi.

Her günün birbirinin aynı olmadığını bize hatırlatan ajandamızdaki günlük Zoom toplantılarımız, en azından belden yukarısını profesyonelce dekore etmemizi gerektiren video konferanslar, müşteri sunumları.. Alarmlar hala bizim çalmaya devam ediyor, fiziki mesafelenme konusu bizi dijital dünyada daha sosyal ve görünür olmak zorunda bırakıyor, konu ciddi. 

Karl Lagerfeld ve Eşofman Altları

Modanın efsanelerinden büyük usta Karl Lagerfeld’in çokça alıntılanan “Eşofmanlar yenilginin işaretidir. Hayatının kontrolünü kaybedersin ve kendine eşofman alırsın.” sözü bugüne “Pijamalar yenilginin işaretidir, hayatının kontrolü bir virüsün eline geçmiştir ve pijamalarını çıkarmak için ciddi nedenlere ihtiyaç duyarsın” şeklinde çevrilebilir. @stella_vonsenger / 2019 Chanel çekimi

Lagerfeld felsefesine göre; ilk kural hayatta kalmak için ve -bu senaryoda, virüse- yenilmemek için giyinmek, sonrası bugünlerde sıkça karşımıza çıkan WFH literatüründen çalıntı; profesyonel bir rutin oluşturmak ve evimizde doğru ışığa konumlanıp kameralara gülümseye devam etmek.

İnsan Neden Giyinir?

Moda doğası gereği oldukça sosyal bir disiplinken, dört duvar arasında takılıp kaldığımız günlerde bu sistemin hala nasıl parçası olabiliyoruz diye ister istemez düşünüyor insan. Bu noktada sosyal medya devreye giriyor. Fiziksel mesafelere ve yalnızlığımıza rağmen hala sosyal dünyada bir varlığımız ve anlatacaklarımız var, Üzerimize giydiklerimiz de hiç olmadığı kadar görünür; çünkü evde canımız sıkılıyor.

Peki herkes evlerinde çalışırken; kurumsal kimlik, topuklu ayakkabı, çanta, kravat, ütülü gömlek gibi yüz yıllık mazisi olan liberal ekonomi temelli giysi kodlarının yerini ne alacak? Başarı ve onay için giyinmiyorsak ne için giyineceğiz?

 Ofis giysi kodları, terfiler, göze girmeler, topluluğun parçası olmalar gibi sosyal dertler ortadan kalktığında özellikle kadınların tercihlerinde radikal değişiklikler olacağı öngörülüyor. Onay ihtiyacı DNA’larımıza sıkışmış, yaş, mevki tanımayan, yenemediğimiz bir lanet gibi. Evden çalışmaya başlamak bu durumu hafifletip giysi seçimlerimizi daha özgür ve kişisel kılabilecek mi bunu zaman gösterecek. 

Karantina günleri ve WFH stilleri geçici bir heves olarak kalmayacak ve moda tarihinde kendine yer bulacak gibi gözüküyor. Aslında temel soru; bu dönem bitince insanlar tam zamanlı olarak ofislerde çalışmaya mı dönecek, yoksa Korona da her büyük felaket gibi kalıcı reformları beraberinde mi getirecek; en azından buna elverişli sektörlerde. Yuval Noah Harari’nin Korona değerlendirmesinde belirttiği gibi; kalıcı toplumsal değişimler için büyük çapta felaketler ve küresel travmalar yaşamak zorunda olmamız ilk değil. 

WFH Stilleri

Kendi motivasyonumuz ve belki birkaç Instagram hikayesi için pijamaları çıkardığımız Koronalı iş günlerinde, spor giyim, lüks ev giyim alternatifleri, konfor, temel parçalar, basit seçimler, makyajsız güzellik, kişisel bakım gibi konular zamanın ruhunu hiç olmadığı kadar daha iyi anlatıyor. 

Bunun yanında; işin sosyal medya tarafı da daha esnek bir iş gardrobunu ve yeni bir yaşam stilini destekliyor. İnstagramda önde gelen influencer’ların ve ünlü isimlerin muhteşem evleri ve parlak ciltleriyle bizleri isyanlara sürükleyen WFH stil bombardımanları da markaların göz ardı edemeyeceği bir akımın habercisi.

Yeni çalışma koşulları ve buna uygun iş modelleriyle ilgili gelecek tahminleri bir yana; şimdiye kadar öne çıkan WFH trendleri aşağıdaki gibi özetlenebilir:

Athleisure/ Spor Giyim

Athleisure salgınına tutulmamız Korona’dan çok daha eskilere uzanıyor. İş hayatına spor ayakkabıların ve sweatshirtlerin girişi teknoloji start-up’larının artması ve silikon vadisi milyarderlerinin sportif üniforma stilleriyle yaygınlaştı. Konfor ve fonksiyonelliği ön planda tutan, kendini anlatmak gibi bir derdi olmayan bir trendken yüksek modanın ve lüks markaların sahiplenişiyle spor giyim iş hayatımızın yeni normali oldu.

Karantina günlerinin WFH stillerinde elbette en çok karşımıza çıkan ve günü kurtaran spor giyim parçaları oldu. Durmaksızın spor yapan ve gym’den yeni çıkmış sağlıklı bir gülümsemeyle evlerinde dolaşan arkadaşlarımız; bize hissettirdiğiniz  suçluluk ve utanç duygularına rağmen sizleri affediyor ve kucaklıyoruz; ama şu günlerde esnek taytlar ve t-shirtler, içinde kaybolduğumuz büyük beden sweatshirtler yalnızca sizin sahiplenemeyeceğiniz kadar rahat alternatifler.

PJs Chic

Çok sık karşımıza çıkan pijama kombinasyonları bu dönemin en şaşırtmayan trendlerinden oldu. Loungewear’in son dönemde sokak modasıyla flörtleşmesi de kafaları rahat WFH’cular için bonus oldu; zira şu an piyasada oldukça havalı pijama alternatifleri dolanıyor.@sleepyjones

Half Dressed

Son zamanlarda çok konuşulan ve uygulanan bu trend karantina günleri için birebir. Aslında kulağa absürt gelse de Seinfeld’in yaratıcılarından Larry David’in ‘half is more’ cümlesiyle moda literatürüne kazandırdığı bu teknik üzerimize iddialı tek bir parça giyme prensibinden oluşuyor. Böylece yalnızca o parçaya dikkat çekip daha dengeli ve sakin bir görünüm elde ediyoruz. Kazağınıza iliştirdiğiniz şık bir broş, altınızda rahat taytınız kolay bir örnek olabilir. Günlük video görüşmeleri için hazırlanmak da strese sokabilir; yarı eforla belden yukarısını dekore edip aşağısını uykuda bırakmak da half dressed trendinin isminin hakkını veren fonksiyonel alternatiflerden.New Balance / 2019 Ad Campaign

Dress to Impress

Hazır evdeyken ve şehir hayatının hızı, ofis ortamının mahalle baskısı ortadan kalkmışken takıp takıştırmanın tam zamanı diyen mutlu ve yaratıcı bir azınlık var. İçlerindeki yaratıcı enerjinin hiç dinmemesini dilediğimiz bu kitle, ofis günlerinde giymeye fırsat bulamadıkları iddialı parçaları büyük bir gururla sosyal medyada sergilemeye ve hayatımızı renklendirmeye devam ediyor.@wethepeoplestyle

Smart Casual

Rutinine sıkı sıkıya tutunmuş profesyonellerin tercihi olan smart causal kombinasyon tercihleri; kurumsal karantinacıları yakalıyor. Toplantı trafiği biraz olsun azalmamış, her sabah kameralara gülümseyerek başlayanlar öncelikle ritimlerini tutturmak için günlerine dışarı çıkacakmışcasına giyinerek başlıyorlar. Satış sunumları, üst yönetim toplantıları, bütçe görüşmeleri de ister istemez biraz ciddiyeti çağırıyor.

Kimi durumlarda da, bu tutum öz disiplini korumak için gelişiyor. İçine girdiğimiz profesyonel iş kıyafetleri farkındalığı arttırıyor, muhtemel buzdolabı-kanepe turlarının önünü kesip Netflix’le aramızda duygusal bir zırh oluşturabiliyor.@wethepeoplestyle

BY Anıl Atalan