Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Pazartesi 24 Ağu | Ana ACosta

Travel with a Local: Ana ACosta

Pazartesi 24 Ağu | BY SERDAR KARABATI

SHORT PROFILE

Name:Ana ACosta

Serdar Karabatı'nın hazırladığı "Travel with a Local" röportaj serisinin ikinci Mexico City’de yaşayan lüks marka danışmanı ve moda prodüktörü Ana ACosta.

Pandemi ile beraber “yakınlar” uzak, “uzaklar” ise çok daha uzak oldu. Uzaklara gitme ihtiyacını hiç bu denli iliklerimize kadar hissetmemiştik belki de. Pandeminin altıncı ayına girmişken hemen yanı başımızdaki Yunan adalarına bile bakar olduk, ancak gidemedik. Bu sebeple, bu ay sizi uzak diyarlara götürmek istedim: Latin Amerika'ya. Bölgeye ilk ziyaretim Puerto Rico ve çevre adalarını gezdiğim bir cruise seyahati ile olmuştu. Bazen, tek bir seyahat çoğu zaman bir bölgeye aşık olmanız için yeterlidir. Benim için de Latin Amerika tam bu şekilde tutkunu olduğum bölgelerden biri oldu. Seksi, samimi, sıcak, ritmik ve kaygısız Latin kültürü, ruhunu size sonuna kadar hissettirirken, bu kültürün önemli temsilcilerinden ve bölgenin en kalabalık ülkelerinden biri olan Meksika’ya uzanıyoruz.

Biraz ülkeden ve çokça da ülkenin başkenti Meksiko’dan konuşacağız. Şehrin popüler ve güzel kızlarından biri olan Ana Acosta’ya sözü verelim ve birçoğumuzun ilk etapta gidip görmeyi hedeflemediğimiz ama bir şekilde merak etmekten de kendimizi alamadığımız bu şehre biraz daha yakından bakalım. Lüks marka danışmanlığı veren ve Vogue Spain’de moda prodüktörü olarak da çalışan Ana, Vogue Mexico’nun çeşitli çekimlerinde de prodüktör olarak katkıda bulundu.

Meksiko ile olan bağını konuşarak başlayalım. Bu şehir senin için ne ifade ediyor?

Bol seyahatli ve mobil bir hayatım var, ancak Meksiko benim için havalimanında geçirdiğim uzun saatler ve transit uçuşlardan kalan vaktimde yaşadığım bir şehir olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Çocukluğum Meksiko’da geçmese de, köklendiğim yer burası oldu ve her zaman bu şehre dönmek için güçlü sebeplerim vardı. Tabii bu arada, Meksiko dünya arenasında popüler bir şehir olmaya başlamıştı. Dünyaca ünlü şefleri ve sanatçıları çıkarmaya başlayan şehir bir anda insanların gelmek için can attığı bir çekim merkezi halini aldı. Şehrin silueti, Meksikalı mimarlar tarafından tasarlanan göz alıcı gökdelenlerle değişti. Beni şehre bağlayan en önemli etkenler ise şehrin heyecanlı yapıları, bitmek bilmeyen etkinlikleri, kültürü ve tabii insanların günlük hayattaki tatlı telaşı. 

Zona Maco, 2018

Biz Türkler Meksika dendiğinde, başkent Meksiko yerine daha çok Tulum ile ilgileniyoruz. Sebebini söylememe gerek yok sanırım. Meksiko’da bir çok etkinlik organize ediliyor. Bize bölgeden dikkatini çeken ve senin de yakından takip ettiğin etkinliklerden bahseder misin? 

Ülkemde gerçekleşmesinden en çok gurur duyduğum etkinliklerinden biri uluslararası saygınlığa sahip çağdaş sanat fuarı Zona Maco (Dünyaca kabul görmüş bir çok sanatçının katılacağı bir sonraki etkinlik 3-7 Şubat 2021’de gerçekleşecek). Dünya basınında “Lüks Burning Man” olarak bahsedilen ve Meksika ile Akdeniz kültürünü kendi içinde harmanlayan Ondalinda ise kesinlikle bahsetmeden geçemeyeceğim bir başka festival (Ondalinda ülkenin en lüks bölgelerinden biri olan Costa Careyes’de gerçekleşiyor).

Ondalinda

Oaxaca’da gerçekleşen “Mezcal Amores” etkinliğinin olduğu günlerde ise Meksiko’ya dünyanın birçok noktasından uçuş gerçekleşir. Bu festival agaveden üretilen geleneksel Meksika likörü Mezcal’i 360 derece deneyimleyebileceğiniz ve içeriği ünlü DJ’ler ve sanatçılarla zenginleştirilmiş eşsiz bir deneyim sunuyor. 

Madem Tulum’a değindin biraz da ordan bahsedeyim. Meksiko üzerinden Tulum ve Riviera Maya bölgelerine partilemeye gelmek isteyenler için en iyi zamanlar Ocak ayının ilk iki haftası. Bu haftalar ülkede bulunmak için de “IT” date olarak tanımlanan zamanlar. Her sene daha ticarileşen bu partilerden başı çekenler arasında İbiza’da da gerçekleşen ve Guy Gerber’in de host ettiği Rumors ve Guardians of Ek var. “Tuluminati” konseptli dekorasyona ve hip bir line-up’a sahip bu partilerde, ağaçların kanı olarak tasvir edilen bir reçine olan copal tütsüleriyle havaya girebilirsiniz.

Mezcal Amores

Şehirde sıklıkla takip ettiğin müze ve galeriler hangileri?   

Meksiko sanat galerileri açısından oldukça bonkör. Benim favorim Travesía Cuatro. Büyük müzeleri seviyorum, örneğin Jumex’te çağdaş sanatı takip ederken, Soumaya’da klasik ve modern sanat karışımı işleri görebilirsiniz. Zamansız bir klasik olarak, The Blue House’daki Frida Kahlo ve Diego Rivera eserlerini ise takdir edersiniz ki es geçemeyeceğim.

Şehrin en iyi panoramik manzarasını nerde yakalayabiliriz? 

Günümüzde Ulusal Tarih Müzesi adıyla müze olarak faaliyet gösteren Chapultepec Kalesi’nden tüm şehri selamlayabilirsiniz. Ağaçlarla kaplı büyük bir park içinde tüm ihtişamlıyla koca bir kütle olarak yer alan kalenin o kadar eşsiz manzaraları ve terasları var ki, tarihçi James F. Elton, dünyanın hiçbir yerindeki güzelliğin bu manzarayı aşamayacağını yazmış.

Şehirdeki favori bölge ve sokaklarından bahseder misin? 

Meksiko büyük bir şehir, birçok çok bölge var ama kendimi en iyi hissettiğim bölge “La Roma”. Meksikalı yönetmen Alfonso Cuarón’un bölgeyi Oscar ödüllü filminin ismine taşıdığı yer... Bu bölge sıklıkla “Meksiko’nun Soho’su” olarak anılır. Bölgedeki sihir ise sürekli taze yetenekleri doğurması. Birçok ünlü şef, sanatçı ve tasarımcı işlerini bu bölgede hayata geçiriyor, Travesía Cuatro gibi uluslararası sanat galerileri burada konumlanıyor. Blanco Colima veya Rosetta gibi füzyon Meksika mutfağını deneyimleyebileceğiniz restoranlar bu bölgede bulunuyor. Bu bahsettiğim restoranlar “author’s cuisine” olarak adlandırılan, kendi reçetelerini yazarak ciddi anlamda yaratıcılık sergileyen lezzetleri sunuyor.

Blanco Colima 

Arkadaşların şehre geldiğinde hangi otelde kalmasını önerirsin? 

Habita Hotel; burası Polanco’nun göbeğinde yer alan ultra modern bir otel. Çevresinde en lüks markaların butikleri ve iyi restoranların çoğu bulunuyor. Meksika’da terassız bir mekan düşünemem, bu otel de şehirdeki en güzel teraslardan birine sahip. Zincir otel olmadığı için lokal zevklere ve detaylara sahip bir otel, ayrıca kişiye dokunan hizmeti seviyorsanız bu otel tam size gore. 

Günlük rutinde sosyalleşmeyi sevdiğin, arkadaşlarınla buluştuğun kafe hangisi? 

Sıklıkla gittiğim böyle bir kafe var; burası bohem atmosferiyle Parque México'nun önünde konumlanan Caffe Toscano. Kafe İtalya’nın Toskana bölgesinden esinlenmiş, harika kahve çekirdekleri getiren bir yer. Dış alanı sosyalleşmek, yeni insanlarla tanışmak, flört etmek veya arkadaşlarınızla uzun saatler sohbet etmek için ideal.

Şehrin gece hayatına gelirsek nereleri önerirsin? 

Şahsen partileyen bir gece kuşu değilim. Ama teras bar konusunda uzmanım. Toledo Rooftop’ta gecenin ilerleyen saatlerinde lokal kokteylleri yudumlarken soft deep house dinleyerek keyif yapabilirsiniz. Şehrin mistik barı Hotel Casa Awolly’de ise iyi miksoloji teknikleriyle, alışılmadık malzemelerle ezoterik içecekler tadabilirsiniz. Bu arada, Hotel Casa Awolly sık sık temalı etkinlikler yapar, başarılı lokal DJ’leri de burda dinleyebilirsiniz.

Toledo Rooftop

Peki, şehrin güvenliği konusunda senin görüşlerini alsak... Buralardan şehrin algısı biraz güvensiz ve tehlikeli gibi görünüyor. 

Tekin olmayan şehirler listesinde Meksiko yıllardır başı çekti, tabii ki kolunuzda Rolex, boynunuzda pırlanta ile sokaklarda dolaşmanız güvenli değil ancak doğru önlemleri aldığınızda ve doğru noktalarda dolaştığınızda Meksiko ziyaretiniz sorunsuz ve güvenle geçecektir. 

Ve sabit soruma geldik... Meksiko’yu bize 5 duyunla tanımlar mısın?

Koku: Ud

Ses: Dalgalar

Tat: Kahve

Doku/his: İpek

Renk: Beyaz

For everything bad, mezcal! For everything good, mezcal!

BY SERDAR KARABATI