Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Pazartesi 15 Haz | Aytekin Yalçın

Yeni Nesil Fotoğrafçılık

Pazartesi 15 Haz | BY YİĞİTCAN GENÇ

SHORT PROFILE

Name:Aytekin Yalçın

Fotoğrafçı Aytekin Yalçın'ın moda sahnesindeki yolculuğunu dinliyoruz.

Fotoğrafçılığa ilgin nasıl başladı?

Babam ve dedemin fotoğrafa olan merakı küçük yaşlarımda ilgimi çekmeye başlamıştı. Analog kameralar ile çevrili büyüdüm diyebilirim. Henüz 12 yaşındayken doğa fotoğrafları ve portreler çekmeye başlamıştım bile. 

i-D İtaly, Switch Magazine, King Kong Magazine gibi pek çok dergi ile çalışıyorsun. Türkiye’deki sektöre baktığında nelerin farklı yapılabileceğini düşünüyorsun?

Ön hazırlık aşamasının yeterli özenle yapılmadığını düşünüyorum. Her detay çok kısa bir süre içerisinde, aniden planlanıyor. Yeni konseptler ve bakış açıları üretmek yerine yapılmış işler üzerinden ilerleniliyor; sanki hep bir benzerini yapma gayesi var. Tabii bir de tüm çekimler ekip işinin ürünüdür; arkadaşlık, dostluk işi değil. Bir proje geldiği zaman ekibi çekeceğin konsepte göre belirlemek zorundasın. Herkes her şeyi yapmamalı diye düşünüyorum.

Bugün moda sektörü tek bir güzellik anlayışından koparak, farklılıkları kucaklamaya başladı. Sen kariyerinin başından beri bu farklılıkları özümseyen bir fotoğrafçı olarak, farklı olanı nasıl yorumluyorsun?

Önceleri güzellik algısına daha genel bir perspektiften bakılıyordu, artık daha özel. Benim için güzellik kavramı hiçbir zaman “mükemmel” olmakla bir değildi. Aslında tüm mesele kişinin nasıl baktığı ve gördüğüyle alakalı.

Günümüz dünyasında her şey gibi kültürler de kırılgan doğasıyla kolaylıkla harcanabilen bir konu halini aldı. Fakat sen uzak coğrafyalara yaptığın seyahatlerde çok rahat ve güvenli bir alan oluşturabiliyorsun. Gittiğin bölgelerin yerlileriyle nasıl bu kadar rahat iletişim kurup, onları fotoğrafın öznesi yapabiliyorsun?

Fotoğrafçılığımı farklı kültür ve dinlerle karıştırmayı seviyorum. Bu durum da beni daha çok seyahat etmeye teşvik ediyor. Her seyahat sonrası iletişimdeki problemlerin gittikçe azaldığını görebiliyorum. Tabii enerjinin de bir etkisi var. Düşündüğünde hiç tanımadığın, aynı dili konuşamadığın, belki hayatında hiç fotoğraf makinası görmemiş birisini çekiyorsun. İletişimi doğru sağladığında, enerji de tutuyorsa, her şey sanki önceden planlanmış gibi kolaylıkla akıyor.

Peki onların doğa ile kurdukları ilişki…Moda sektörüne bakışını nasıl etkiledi?

Doğallığın fotoğrafçılığımdaki önemini çok daha iyi anlamama vesile oldu. Farklı kültürleri tanıdığım seyahatler öncesinde moda zevkim daha abartılıydı. Artık daha sade ve doğal yaklaşabiliyorum.

Unutamadığın bir destinasyon var mı?

Etiyopya seyahatimin her saniyesi aklımda. 20 gün boyunca çadırda, yerlilerle birlikte kaldım, dokuz farklı kabile gezdim; unutulmazdı.

Peki unutamadığın bir an?

Tanzanya seyahatim sırasında Hint Okayanusu kıyısında yürürken bir çocuk ile tanıştım ve arkadaş olduk. Beni anneannesinin evine götürdü ve bir gün boyunca anneannesini şarkılar söylerken, yemekler yaparken videoya aldım. Eşsiz bir deneyimdi.  

Bugün “Beni tanıdıkça seversin” serisine bakınca ne düşünüyorsun?

Seri, göçmenler için yapmış olduğum bir hikayeyi konu alıyor. Sosyal ve ekonomik nedenlerle gönüllü olarak başka bir ülkeye giden bireylere göçmen deniliyor. Bir umudun, bir hayatın peşinde eski hayatlarını geride bırakarak bir bilinmezliğe doğru hareket ettikleri bir yola giriyorlar. Bu yolda onları görmezden gelmek yerine biraz daha dikkatli olmaya gayret etmek gerektiğini ve renk, din, ırk ayrımı yapmamanın önemli olduğunu düşünüyorum.

Bir sonraki seyahatin nereye olacak?

Yakın bir tarihte değil belki ama gerçekleştirmeyi planladığım bir Hindistan seyahatim var.

 

BY YİĞİTCAN GENÇ