Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Pazartesi 02 Kas | Doğan Demir

Yeni Formlar Yeni Algı

Pazartesi 02 Kas | BY

SHORT PROFILE

Name:Doğan Demir

Mamut Art Project’in 2020 edisyonu 27 Ekim Salı itibariyle Yapı Kredi bomontiada’da başladı .Katılımcı sanatçılardan Doğan Demir ile teknoloji, form ve algı üzerine konuştuk.

Eserlerinizde doğal formasyonlar ile kimyasal tepkimeleri yapay zekâ algoritmalarıya görselleştiriyorsunuz, kod evrenini sanatla buluşturma pratiğiniz nasıl çıktı ortaya?

2012 yılına kadar geleneksel anlamda yazılım geliştirdim. Yaşamakta olduğum hayatın ve mekanların asla hayallerimdeki gibi olmadığını fark ettiğim bir dönemdeydim. Kendi görmek ve içinde bulunmak istediğim hayatı mikro seviyede simüle etmeye çalışırken, oyun geliştirme kapısını aralamış bulundum. Uzun yıllar bu sektörde ürünler geliştirirken, matematiğin ne kadar derinlemesine kullanıldığını fark etmemle, bir adım daha ileri giderek, farklı disiplinlerde neler üretilebileceği üzerine düşünmeye başladım. Creative coding macerasının ilk adımlarını da bu dönemde atmış bulundum. 

Matematik formülleri sayesinde dijital ortamdaki 2D ve 3D nesneleri şekillendirebiliyor ve onlara hükmedebiliyor olmak, creative coding ve sanat bağlamında yepyeni bir algı kapısı açtı.

Yapay zeka ile eserlerinizi üretiyorsunuz ama her şeyi tamamen ona bırakmış değilsiniz yoksa sürekli aynı görseller ortaya çıkardı, yarı organik bir durum söz konusu, sizin sanatçı olarak yapay zekaya müdahaleniz nedir bu süreçte?

Sürecin tam olarak yarı organik olabilmesi, temel hedeflerimden biriydi. Burası aslında çok kırılgan bir nokta. Algoritmaya sunulan görsel ve hiper parametre datasetlerinin asla paralellik düzleminde olmaması gerekiyordu. Algoritmanın öğrenme sürecini tamamen kendi kontrolüne bırakmış olsaydım, çıkan görsellerin birçoğu aynı algı ve derinliği sunacaktı. Bu noktada, insan görsel algısının değişkenliği ve akışkanlığını, geliştirmiş olduğum toollar ile, manuel olarak öğrenme sürecine dahil ederek, algoritmanın sürekli farklı derinlikleri denemesine kapı açmış oldum.

İlk bakışta bir denizi, bir ormanı anımsatan eserlerinizle izleyicide nasıl bir his uyandırmak istediniz?

Yaşamakta olduğumuz gezegende ve sahip olduğumuz görsel algıda bulunmayan formların, insan zihnini kandırarak, şu anda varolduğunu kendine kanıtlaması.

Algılayış biçimimiz, bizi her zaman gerçek hayatta gördüğümüz formlara göre yönlendiriyor ve daha önce hiç görmediğimiz bir formu gördüğümüzde, bir anlam yükleyemiyoruz. G-Terrain Sculptures serisindeki en önemli vurgu, gerçek hayattaki formların, bilgisayar görüsü ile farklı renk derinliklerinde işlenerek, insan zihninde tanımlanabilir olması. İki boyutta hayat bulan bu görsellerin, insan zihninde üçüncü boyuta yorumlanmasının yarattığı dokunma hissiyatı böylece dördüncü bir algı biçimini de tetikliyor.

Kayalık yapıların daha yoğun ve derin işlenmesi sayesinde, zihinlerde sert ve keskin dokuların canlandırılması; okyanusların daha seyrek ve kırılgan renk skalasında olması sayesinde, akışkanlık ve esneklik hissiyatını uyandırması bu seri ile gözlemci arasında kurulan bağı pekiştiriyor.

Mamut Art Project’in yapısı da pandemi koşulları nedeniyle değişti, artık sanatseverler evlerinden de eserlerinize erişebilecek. Sanat alanında hızla yayılan bu dijitalleşmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Özellikle dijital sanatlar ve kodlama ile ilgilenen sanatçıların birçoğu, zaten tüm çalışmalarını ve feedback almak istediği prototipleri dijital mecralardan paylaşıyor ve ilham kaynağı olarak da buralardan besleniyorlar. Sanat alanındaki dijitalleşmenin en önemli noktalarından birinin de erişilebilirlik olduğunu düşünüyorum. Open source kütüphanelerden tutun, Avrupa’daki birçok sanat galerisini online gezebiliyor olmamıza varan çok geniş bir skalayı barındırıyor. 

Eserlerin bu kadar rahat erişilebilir olmasının hem izleyici hem de üretici tarafında büyük bir etki yarattığını düşünüyorum. Tüm dünyayı bu kadar derinden etkileyen pandemi sürecinin buna sebep olması, geç kalınmış bir sürecin normalize edilmesi olarak yorumluyorum.