Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Pazartesi 22 Tem | Restore Jeans

Doğa Dostu Jean Olur Mu?

Pazartesi 22 Tem | BY LARA AKYEL

SHORT PROFILE

Name:Restore Jeans

Sürdürülebilir Türk markaları arasında yer alan Restore Jeans'in eşsiz ve özgün tasarımlarının ardında en az doğa kadar zorlu şartlarda çalışan işçileri de düşünen bir ekip var.

Sürdürülebilirlik üzerine fazlasıyla konuşuluyor. Sizin için ne ifade ediyor?

Sürdürülebilirlik kavramının bir yaşam biçimi olduğunu düşünüyoruz. Dünyayı, yani yuvamızı sevip, saygı gösterdiğimizde bunun en büyük dönüşü bize oluyor. İnsanlığın gelişimi bizleri doğaya hükmedebilme kapasitesine ulaştırmış olsa da, bu süreçte gerçekleşen pozitif ve negatif deneyimlerle dolu bilim, teknoloji ve sanayideki devrim ve büyük sıçrayışlar; yeryüzü için yıkıcı sonuçlar doğurdu. Hala da doğurmaya devam ediyor. İnsanlık entelektüel düzeyde hala gelişiyor ve yaşadığımız küresel ısınma deneyimi bizleri, daha duyarlı olmaya ve kolektif bilincimizi yükseltmeye yönlendiriyor. Sürdürülebilirlik en temelde yok etmeden yenileyerek ve koruyarak varlığımızı “sürdürebilmek” olsa gerek. Tüm canlılardaki yaşama tutkusu, merak ve ilerleme isteyişi bizleri ayakta tutan en temel dinamik. Bir yandan Mars’a gitmek isterken bir yandan yuvamız için mücadele ediyoruz.

İnsanlar sürdürülebilir ürünler kullanmak konusunda ne kadar bilinçli? Nasıl daha fazla bilinçlenebilirler?

Sürdürülebilir ürünler kullanmak konusunda umut verici gelişmeler görüyor olsak da ne yazık ki yeterli düzeyde değil. Daha sürdürülebilir bir yaşam için her şeyden önce yaşam alışkanlıklarımızda kalıcı değişiklikler yapmamız gerekiyor. Bu da elbette çok hızlı gerçekleşecek bir süreç değil. Daha kolay ulaşılabilir olduğu için ve az önce bahsettiğimiz yaşam alışkanlıkları nedeniyle, toplumun büyük bir kesimi sürdürülebilir olmayan yöntemlerle üretilmiş ürünleri kullanmaya devam ediyor. Bu konudaki bilinçlenmenin tek yolu da olabildiğince fazla kişiye yaptıkları seçimlerin sonucu ortaya çıkan yıkımı anlatabilmek.

Moda dünya kirliliğinde başı çeken endüstrilerden. Bu konuda markanızın ötesinde daha büyük düşünmeniz gerekirse, neler yapılması gerekiyor sizce?

Moda bilindiği gibi yeryüzüne en büyük zararı veren sektörlerden biri. Bu endüstri gelişip büyüdükçe daha fazla insana ulaşmak adına daha çok ve daha hızlı üretmeye başladı. Ekonomik sistemin gerektirdiği gibi daha düşük maliyet ve yüksek kar hedefleyen şirketler üretim üslerini kendilerine en düşük maliyeti sunacak ülkelere taşıdılar. Bu ülkelerde çok düşük ücretlerle işçi çalıştırabildikleri gibi gerekli kanunların olmaması (işçi hakları ve çevre koruma yasaları gibi) ya da söz konusu ülkelerin buna göz yumması nedeniyle yeryüzüne zarar vermeyi engelleyecek yatırımları yapmadılar. Bu da moda endüstrisinden kaynaklı olarak temiz kaynakların hızla tükenmesine ve kirlenmesine yol açtı. Yalnızca üretim esnasında değil fabrikalardan son satış noktasına ürünleri ulaştırabilmek için bile binlerce kilometrelik mesafeler kat edilmeye başlandı, bu da yeryüzüne ek bir kirlilik olarak geri döndü. Bunların yanı sıra sektörün daha çok satış yapmak adına trendleri sürekli değiştirmesi ve daha kalitesiz üretip fiyatları düşürmesi insanların daha hızlı ve daha fazla tüketmesine neden olarak bugün dünyanın çeşitli yerlerinde oluşan çöp dağlarının önünü açtı. Moda endüstrisi düşük maliyet yüksek kar hedefine ulaşş olsa da bunu faturası yeryüzü için ağır oldu. Bütün bunları göz önüne aldığımızda moda endüstrisinin daha az ama nitelikli üretime yönelmesi, çevreyi korumak adına gerekli altyapı ve teknolojik yatırımlardan kaçınmaması ve şirketlerin hedef kitlesine mümkün olduğunca yakın bir üretim yeri seçerek lojistik kirlilikten kurtulmayı hedeflemesi faturayı hafifletebilir. İnsanların modaya bir tüketim aracından çok bir ihtiyaç ve kendini ifade etme biçimi olarak bakabilmesi gerekiyor böylelikle moda kavramının içini boşaltmadan yaşadığımız gezegenle uyumlu olarak yaşayabiliriz.

Türkiye’de sürdürülebilir markaların sayısı neden az dersiniz?

 Her şeyden önce sürdürülebilir üretim biçimleri daha zahmetli ve yaratıcılık gerektiriyor. İkinci olarak, sürdürülebilir üretim içinde yaşadığımız ekonomik sistem tarafından desteklenmiyor ve bu üretim biçimiyle çok yüksek sayıda üretim yapmak ve tüketim amacıyla insanlara sunmak çok da mümkün değil.

Sürdürülebilirlik kavramı; az, öz, nitelikli ve dayanıklı üretimi; uzun süreli kullanımı hedefler bu da içinde bulunduğumuz ekonomik sistem tarafından desteklenememektedir çünkü hedef daima daha fazla büyümek üzerine kurgulanarak sürüm mantığı ile gelir elde etmektir. Bu da üreticilerin gözünü korkutan bir etken olsa gerek. Diğer yandan, toplum daha fazla bilinçlendikçe üreticilerin de sürdürülebilir yöntemleri benimsemek durumunda kalacağınışünüyoruz.

Hedef kitlenizde kimler var? Doğaya saygı duyan bilinçli tüketici mi? Markanın büyüyebilmesi adına, hedef kitlenizi genişletmeniz ve bu doğrultuda daha çok yönlü bir satış politikası geliştirmeniz gerekiyor mu? Bu sizi arada bırakan bir konu mu?

Öncelikli hedef kitlemiz doğal olarak doğaya ve yaşama karşı daha bilinçli insanlar olsa da asıl ulaşmaya çalışğımız hedef kitlesi bu konuda daha az bilinçli insanlar. Onlara ulaşarak bilinçlenmelerine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Markamız üretim biçimi ve felsefesi nedeni ile sürekli büyümeyi amaçlamıyor. Bunu yerine insanlara daha özgün, daha sürdürülebilir bir giyinme deneyimi sunmaya çalışarak, tüketim alışkanlıklarında bir değişim yaratmaya ve benzer üretimlerin yapılabilmesi için bir örnek model oluşturmaya çalışıyoruz.

Sitenizde Restore Jeans’in doğuşunun üç yılı bulduğu yazıyor. Fikrin pratiğe dökülmesi neden bu kadar zamanınızı aldı?

Görsel sanatlar alanında deneyim sahibi olsak da moda deneyim sahibi olmadığımız bir alandı. Restore fikri aklımızda oluşmaya başladığında dikiş dikmekten kalıp çıkarmaya kadar bütün süreçleri birebir öğrenmek zorunda kaldık. Daha sürdürülebilir bir üretim biçimi nasıl oluşturabiliriz diye düşünerek araştırdık ve fikri geliştirdik. Kullandığımız malzemeyi yeniden tasarlayıp üretirken en az hatta mümkünse hiç atık yaratmamanın yollarını aradık. Daha özgün ve daha estetik modeller yaratabilmek uzunca bir süre aldı. Bugün bile hala geliştirmeye devam ediyoruz.

Normal şartlarda bir jean üretmek dünyaya nasıl zarar veriyor?

Normal bir jean’in üretim süreci fabrikada değil tarlada başlıyor; hammadde olarak pamuğun yetiştirilmesinden kullanılan yoğun tarım ilaçları toprağı ve suyu kirletiyor. Bir jeani üretmek için binlerce litre temiz su kullanılıyor. Üstelik sürecin sonunda kullanılan temiz su, üretimde kullanılan kimyasallarla karışarak doğaya zarar verecek derecede kirlenmiş oluyor. Buna ek olarak, eskitme ve yıpratma gibi süreçler çalışanlara ve çevreye ciddi zararlar veriyor. Bununla da kalmıyor, üretim sürecinin sonunda her jean satış noktasına ulaşana kadar on bin ile dört bin kilometre arası yol kat ediyor ve üretim sürecine ek olarak karbon ayak izi bırakıyor.

Yeni jean üreterek kumlama işlemi yapmaktansa, elinize hali hazırda eskitilmiş olarak ulaşan jean’leri yeniliyorsunuz. Kumlama işleminden biraz bahsedebilir misiniz, zararları nedir, maliyeti nedir? Siz bu işlemi atlayarak dünyaya nasıl bir iyilik yapıyorsunuz?

Kumlama işlemi denim kumaşı daha estetik hale getirmek amacıyla yapılan, içinde silkat barındıran kumun, basınçla jean üzerine püskürtülerek uygulanan bir yöntem. Doğaya zarar vermekten çok çalışanların sağğını etkiliyor. Kullanılan silka tozu nedeniyle binlerce işçi silikozis hastalığına yakalanıyor, yüzlerce işçi hayatını kaybediyor. Biz elimize ulaşan eski jean’ler sayesinde yıpranmış denim kumaşın estetiğine ulaşmak için yapılan bu ek işlemi atlamış oluyoruz. Kimsenin hayatını tehlikeye atmamış oluyoruz.

Jean’ler size ulaştıktan sonra kişiselleştirme sürecine giriyor. Bu süreçte Restore Jeans neler yapıyor, nasıl bir yol izliyor? Tek jean’den farklı jean’lerde kullanılmak üzere birçok parça çıkıyor mu? Ayrıca, tasarım amaçlı kullandığınız kumaşları dünyanın çeşitli bölgelerindeki  geleneksel ve otantik üretim yapan kişi veya ailelerden satın aldığınızı belirtmişsiniz, kullandıklarınızın ardında da güzel bir hikaye var.

Bir jean bize ulaştıktan sonra üzerinde yapacağımız tasarımın süresi yaklaşık olarak iki haftamızı almaktadır. Öncelikli olarak vegan yöntemlerle yıkanıyor ve en küçük parçasına kadar sökülüyor. Jean kalıptan çıkarılıyor ve artan parçalar muhafaza ediliyor, farklı parçalar eklenerek veya şekli değiştirilerek tasarımın içine yerleştiriliyor. Eğer gerekliyse farklı kumaşlar da tasarıma ekleniyor. Daha sonra, etiket için ekstra kumaş ve kimyasal baskı yöntemleri kullanmadan denim parçaları etiket olarak boya baskı stampa kullanılıyor. Ürün hakkındaki gerekli bilgileri elle yazarak doğrudan jean’in bel ve iç sağ cebine basıyoruz. Daha önceden paketleme yöntemi olarak geri dönüşümden elde edilen kağıt ve karton kullanırken artık yine kullanılmış jean’den zarf çanta ile paketleyerek kullanıcının çantayı sürdürülebilir bir biçimde günlük hayatında kullanabilmesini sağlıyoruz. Kimi zaman tek bir jean yeni bir tasarımla yeniden kullanıma sunuluyor; kimi zaman da iki veya daha fazla jean’i tek bir tasarımda birleştiriyoruz. Tasarımlarımızın içinde kullandığımız farklı renk ve desenlerdeki kumaşları dünyanın çeşitli bölgelerindeki küçük üreticilerden sağlıyoruz .Bu küçük üretici ailelerin ve kişilerin çok uzaklardaki hikayelerini de tasarımlarımıza katmış olmaktan mutlu olsak da; üretim ve lojistik alanlarında daha az karbon ayak izi bırakmak adına uzun mesafeler kat ederek bize ulaşan bu kumaşları artık kullanmama kararı aldık.

Kendinizi aktivist olarak tanımlıyorsunuz. Fakat sadece farkındalık uyandırmak ya da kendi hayatınızı daha bilinçli yaşamanın dışında insanlara da somut ürünlerle bunu aşılamaya çalışıyorsunuz. Markanın gelirini; öğrenim bursu, sokak hayvanlarının korunması, doğa koruma mücadelesi vb. girişimlerde kullanan dernek ve oluşumlara yönlendiriyorsunuz. Bu bir “atıksız yeniden üretim projesi” evet ama aynı zamanda da bir iyilik hareketi gibi görünüyor. Doğru mu?

Doğru, Restore bir atıksız yeniden üretim projesi. Aynı zamanda üretimin yalnızca kendi amaçlarına dönük olmayabileceğini başka biçimlerde olabileceğini ortaya koymaya çalışıyoruz. Gelirimizin bir kısmını çevresi için iyi şeyler yapmaya çalışan dernek veya oluşumlarla paylaşmak, işimizi gerçek anlamda bir iyilik hareketi haline getirmese de ilham veren öykülere küçük bir katkıda bulunmuş oluyoruz.

Şu anda sitenizde çanta ve jean pantolonlar satışta, böyle mi devam edecek yoksa ürün gamınızı geliştirecek misiniz?

Ürün gamımızı biraz daha genişletmeyi planlıyoruz ama bu çok hızlı olmayacak. Bir süre daha yalnızca jean ve denim çantalarla devam edeceğiz.

 

 

 

 

BY LARA AKYEL