Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Pazartesi 22 Haz | Sep Verboom

Doğa ve İnsanlar için İyi Bir Gelecek

Pazartesi 22 Haz | BY LARA AKYEL

SHORT PROFILE

Name:Sep Verboom

Livable platformunun kurucusu Sep Verboom ile salgının etkileri ve sosyal mesafenin altını çizen projesi Well-Distance-Being üzerine...

Harika işler yapıyorsun, Livable ile; bize biraz bu platformdan bahsedebilir misin?

Livable, tasarım kültürüne dair güncel meydan okumaların yer aldığı, insan, doğa ve topluma karşı geleceği temel alan bir tutumla yaklaşmaya özen gösteren bir platform. Geleceği yönlendirecek genç ve yaratıcı nesle rehberlik edebileceğimiz ve onları belli başlı metotlarla tanıştırabileceğimiz bir alan sunuyor Livable.

2012’de kurulduğundan beri sanat ve tasarım dünyasının önemli aktörleriyle bir araya gelerek, tüketici topluma ayna tutan yerel ve uluslararası projelere imza atıyoruz. Her bir proje, insan değerlerine saygı duyan, doğayı sürdürülebilir bir bakış açısıyla değerlendiren, multidisipliner bir yaklaşımla ele alınıyor.

Peki neden “Livable”?

İkinci projemiz, ROPE Hope’u hayata geçirdiğimizde, bu projeleri ve ilgilenenleri bir araya getirecek bir platform gerektiğini fark ettik. Her bir proje için ayrı bir web sitesi açmak mantıklı değildi, planda da çok fazla proje vardı. Böylece, Livable’ın temellerini attık; insanlar için de doğa için de denge içinde “yaşanılabilir” bir platform yaratmak istedik.

Bu platform ne tür projelere fırsat tanıyor?

Sekiz yıldır dünyanın birçok farklı noktasında çok çeşitli projeler üzerinde çalışma fırsatı bulduk. Yerel bilgiden faydalanmak ve farklı iletişim araçları yaratmak ve onları deneyimlemek her bir projenin ortak hedefi. Ziyaret ettiğimiz ülkelerin devletleri, endüstrileri ve bağımsız organizasyonlarından temsilcilerle ve tabii küratörlerle bir araya geldik; Amazonlar’daki sertifikalı odunlar ya da Filipinler’de yok olmaya yüz tutmuş zanaatlar gibi konulara odaklandık. 

Salgın döneminde yayınladığın sosyal mesafeyi temel alan Well-Distance-Being projesi de çok etileyiciydi, bu projenin fikri de tasarımı da hayata geçişi de evde oldu. Bu süreci senden dinlemek isteriz biraz. 

Birleşmiş Milletler’in sanatçıları Covid-19’un yayılmasının önüne geçmek için üretmeye davet ettiği açık çağrı özelinde tasalanmış bir projeydi. En zorlayıcı şey ev ve stüdyomda bulunan materyalleri kullanmak durumunda oluşumdu. Her şeyi elimdeki imkanlarla yapmam gerekti. Ekip arkadaşlarımla görüşme ya da çalışmam söz konusu değildi tabii.

Sosyal mesafeyi sağlayacağına şüphemizin olmadığı bu tasarımın altında yatan mesajı nasıl anlatırsın? 

Sokaklarda tedbirler ve kuralların yarattığı tuhaf ve soğuk atmosferi yansıtmak istedim. İnsanların bu konsepti yanlış anladıklarını düşünüyorum, gerekli olan sadece fiziksel mesafe, sempati ve empatiden yoksun davranmak gerekmiyor. Gülümsemenin, samimiyetin önemini unutmamak gerek. Samimiyet derken, birbirimize destek olmak bu fiziksel mesafeye ve hijyen kurallarına saygı duymak da olabilir. 

Tasarımı elindeki kısıtlı imkanlarla yapman ne gibi zorluklar yarattı?

Kolay olduğunu söyleyemem. Materyal olarak rattan kullandım; doğru ölçüleri hesaplamam biraz zamanımı aldı. İlk olarak pek de geniş sayılmayan terasımda, tasarımdaki geniş daireleri yaparak başladım. Sonrasında bu halkaları rattan iplerle birbirine bağladım. Neyse ki, yanımda bana modellik yapabilecek partnerim vardı, bu konuda şanslıydım.

Kabarık etek olacak kısmı bir sonraki aşamada çözdüm. Gazeteci bir arkadaşım bana yıllar öncesinde popüler olan bu kabarık eteklerin o dönemler sopalardan yapıldığını söylemişti, ki bu da rattan’a yakın bir materyal oluyor. Modanın birkaç yüzyıl öncesine kadar sosyal mesafeyi kendiliğinden sağladığına dair güzel yazılar okumuştum. Şimdi bu tasarımlar yeniden gündemde.

Sosyal mesafe her an gündemimizde. Gelecek de mesafe üzerine mi kurulu olacak dersin? Güvende kalmanın yolu bu mu? 

Şu an için sosyal mesafe kuralları, salgının durulduğu günlerde ise biraz daha ciddi değişimler gerekebilir; trafiği organize etmek, evden eğitim ve çalışma sistemleri gibi... Ancak geleceğimizi güvence altına tutmak istiyorsak kafa yormamız gereken ciddi sorunlar var; doğayı ve kaynaklarını düşüncesizce sömürülmesi gibi...

Devletler gerçek sorunların farkına vardı mı salgın vasıtasıyla dersin? Bu salgın iyi şeylere de vesile olabilir mi? 

Günün sonunda dünya ancak tüm lider ve siyasetçiler gerçekten faydalı bir şeyler yapmaya başladıklarında toparlanabilir; insanları bir araya getirmeli, birliği sağlamalılar. Dünyadaki eşitsizlik üzerine kafa yormalıyız; bunun çözümü daha gelişmiş bir sistemde yatıyor. 

Pozitif bir bakış açısıyla bakacak olursam, her kriz beklenmedik fırsatlar doğurur. Bu fırsatların bireysel çıkarlara hizmet etmektense; toplumların iyiliği için değerlendirilmesini umalım...

Şimdilerde neler yapıyorsun?

Belçika’dayım; hem yerel hem global birçok projemiz ertelendi. Organizasyonlarını yapmak için her şey çok belirsiz. Bu bize yerel projelere ve tasarımlara odaklanma fırsatı verdi. Bu yılın sonuna doğru Livable platformu için çeşitli etkinlikler gerçekleştireceğiz, onları planlıyoruz şu sıralar. 

BY LARA AKYEL