Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Pazar 08 Ara | Mimarinin İzinde: Zürih
TRAVEL

Mimarinin İzinde: Zürih

Santiago Calatrava’nın Hukuk Fakültesi Kütüphanesi, Camenzind Evolution’un K.I.S.S.’i ve çok daha fazlası.

Bu ay üretmenin, düşünmenin ve sorgulamanın toplumsal bir miras olduğu Zürih’e gidiyoruz. Reform hareketinin başladığı Grossmünster Kilisesi’nin liderlik ettiği ağırbaşlı kentsel dokunun yanında modern mimarlık tarihine yön veren Pavillion Le Corbusier’ye de ev sahipliği yapan şehir, çağdaş mimarlık için de bir oyun alanı. Tarih, tasarım ve sanata yön veren akımların yeşerdiği Zürih’te, mimarlık tarihini derinden etkileyen mimarların ve yeni nesil mimarlık ofislerinin tasarladığı etkileyici yapıların izine düşüyoruz. Santiago Calatrava’nın Hukuk Fakültesi Kütüphanesi, Camenzind Evolution’un K.I.S.S.’i ve çok daha fazlası.

Grossmünster Church

Grossmunsterplatz 8001 Zürih, İsviçre

Zürih’in simge yapılarından biri olan Grossmünster Protestan Kilisesi, 1100- 1220 yılları arasında inşa edilmiş, ancak zaman içerisinde yapının muhtelif kısımları pek çok kez yenilenmiş. Efsane o ki, Zürih’ten geçen İmparator Charlemagne, şehrin koruyucu azizleri Felix ve Regula’nın mezarını keşfedip, mezarlarının üzerine bu kilisenin inşa edilmesini buyurmuş. Kilisenin tarihsel önemi bu efsaneyle sınırlı değil. Grossmünster, 16. Yüzyılda İsviçre’de Reform hareketinin başladığı yer olarak da biliniyor. İçinde bir de Reform Müzesi yer alan yapı, eğer 187 basamağı tırmanmayı göze alırsanız, 18. yüzyılda tamamlanan iki kulesinden muhteşem bir şehir manzarası vadediyor.

Fraumünster Church

Münsterhof 2, 8001 Zürih, İsviçre

Limnat nehrinin Batı yakasında, Grossmünster Kilisesi’nin tam karşısına denk düşen Fraumünster Kilisesi, yeşil çan kulesiyle şehrin en çabuk fark edilen simgelerinden biri. 853 yılında Kral Alman Louis tarafından kurulan kilisenin, Avrupa aristokrasisinin kadın üyelerini ağırlayan bir manastırı bulunuyordu. Reformdan sonra Zürih kentine devredilen yapının en dikkat çekici özelliği ise olağanüstü güzellikteki vitrayları. Kilisenin kuzey transeptindeki vitraylar Augusto Giacometti’ye, mihraptaki beş bölümlük seri ve güney transeptte bulunan gül şeklindeki pencere vitrayı ise Marc Chagall’a ait.

Law Library

Rämistrasse 74 8001 Zürih, İsviçre

Yıldız İspanyol mimar Santiago Calatrava’nın projesi olan Zürih Üniversitesi Hukuk Kütüphanesi, 1909’da mimar Hermann Fietz tarafından tasarlanan dış cepheye hiç dokunulmadan, iç mekanın yeniden düzenlenmesiyle oluşturulmuş modern bir yapı. Cam bir kubbe ile örtülmüş çatı, içeriye azami ışık girişini sağlayarak kütüphanenin iç mekan tasarımını her daim ışıklı kılmış. Açık renkli doğal ahşaptan dışbükey bir merceği andırırcasına bir araya gelen altı kat, giriş katının beyaz doğal taştan zeminini aydınlatan oval bir boşluk bırakmış. Gün ışığının kullanılan açık tonların da etkisiyle her bir köşeye erişebildiği bu tasarımda okuma masaları da ortadaki boşluğa bakacak şekilde, oval formun yanlarına sıralanmış. Law Library, kurallara uyulması şartıyla tüm ziyaretçilere açık.

Leutschentower

Leutschenbachstrasse 52, 8050 Zürih, İsviçre

Zürih’in hızlı bir büyüme döneminden geçen Leutschenbach bölgesinde yer alan Leutschentower, Bétrix & Consolascio Architects’in 2011’de tamamladığı bir proje. L şeklindeki bina, 19 katlı bir kule ve altı katlı bir bloktan oluşuyor. Dış kaplamasında mavi reflektif kaplama, altın rengi pencere detayları ve rastgele yerleştirilmiş gibi duran geniş turuncu açıklıklarla bölünmüş. İç mekanda ise yeni gelişen bölgenin isteklerini karşılayacak şekilde, ofis ve yaşam alanları ile bistro, spor merkezi, dükkanlar gibi ortak yaşam alanları bir arada kurgulanmış. Leutschentower, Zürih’in gelişen modern mimarisini yerinde gözlemlemek isteyenler için ziyaret edilecek noktalardan.

Haus G

Genossenschaftsstrasse 13, 8050 Zürih, İsviçre

Çağdaş, ekolojik ve sürdürülebilir bir yaşama ve çalışma şeklini savunan inşaat kooperatifi “Mehr als Wohnen”in (Yaşamdan Daha Fazlası) projesi olan Haus G, Pool Architects tarafından hayata geçirilmiş bir konut projesi. İç mekan tasarımında açık alan eksikliğini bertaraf etmek için geniş tutulmuş oturma odası alanlarının dikkat çektiği projede hepsi iki kata yayılan on üç daire bulunuyor. Dairelerin iç içe geçmiş bir şekilde tasarlandığı projede, buna bağlı olarak dış cephede pencereler asimetrik olarak sıralanmış. Zemin katın ortak kullanım alanı olarak düzenlendiği bina, Leutschenbach bölgesinin yeni modern yaşam alanlarından biri olarak kurgulanmış. 

K.I.S.S. Apartment Building

Badenerstrasse 575 8048 Zürih, İsviçre

Camenzind Evolution mimarlar grubu tarafından hayata geçirilen K.i.s.s. konut projesi, tek bir bina içerisinde farklı yaşam alanı alternatifleri sunuyor. İki sokağın kesişiminde yer alan bir köşe bina olan K.i.s.s’ in açılımı tavizsiz, bireysel, tatlı ve ekşi. Binanın sokağa bakan cephesi rastgele yerleştirilmiş, asimetrik metal çerçeveli, değişik ebatlarda pencerelerle kaplı. Binanın güney cephesi ise bu daha donuk dış cephenin tam zıttı olacak şekilde, renkli camlı balkonlarla kaplanarak neşeli bir atmosfer yaratılmış. 2 katlı 46 dairenin yer aldığı apartman kompleksinde 3 çeşit daire tipi satışa sunulmuş: klasik, endüstriyel ve funky. Klasik tip dairelerde beyaz ve açık renk ahşap kullanımı göze çarparken, endüstriyel stildeki dairelerde ham beton estetiği gözümüze çarpıyor. Funky dairelerin her birinde ise başka bir renk mutfak mobilyası ve duvarlarda aynı renk graffitiler kullanılmış. Herkesin kendi zevkine göre bir daire bulabildiği proje, 2013- 2014 European Property Awards’da, “Best Architecture Multiple Residence” ödülüne layık görülmüş.

Extension of the Swiss National Museum

Landesmuseum, Museumstrasse 2 8001 Zürih, İsviçre

1898 yılında mimar Gustav Gull’un projesi esasında inşa edilen İsviçre Ulusal Müzesi, 2016 yılında yepyeni bir bölüme kavuşmuş. Mimarlık firması Christ & Gantenbein’ın projesi, tarihselliği ön planda tutan eski binaya belirgin bir zıtlık içeriyor. Eski binanın iki ucunu birleştiren ve bir köprüyü de destekleyen bu yeni tasarım, belirgin geometrik hatları, 80 cm kalınlığındaki beton duvarları ve bu geometrik estetiği bir nebze olsun yumuşatan yuvarlak pencereleriyle endüstriyel bir hava taşıyor. İç mekanda boyanmadan kullanılan ham beton duvarlar ve bağlantıları açıkta bırakan kaplamasız iç tavanıyla bu estetiği destekleyen bina, yeni sergi alanları, bir kütüphane ve geniş bir oditoryum içeriyor. Stil olarak zıtlıklarına rağmen renk ve malzemede yakınlaşan bu iki binanın birlikteliği görülmeye değer.

University of Arts (ZHdk Toni Areal)

Zürih’in eski endüstriyel sahalarından biri olan 5. bölgesi günümüzde büyük bir dönüşüm geçiriyor. Eskiden Toni süt işleme tesisi olarak kullanılan alan, bugün Toni Areal adıyla anılan bir kültür, eğitim ve yerleşim alanına dönüştürüldü. Zürich University of Arts’ın yeni kampüsü olan Toni Areal, EM2N mimarlık ofisinin 2014 yılında tamamladığı bir proje. İç mekanın genişliği ele alınarak yapılan tasarım, eski yapıda var olan rampa sisteminin yani bir merdiven sistemiyle yorumlanmasıyla start almış. Dış mekanda oluşturulan helezon form binaya hareket katarken, iç kısımda endüstriyel tasarım estetiği özellikle açık planlı tavan sistemleri ile muhafaza edilmiş. Bu şekilde, yaratıcı bir eğitim sürecinden geçen öğrencilerin dinamik ve dönüştürülebilir bir alanda bu eğitimi görmeleri sağlanmış.

BY Zeynep Camuşçu