Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Pazartesi 09 Eyl | Yeni Bir Kültür Sanat Destinasyonu: Eskişehir
TRAVEL

Yeni Bir Kültür Sanat Destinasyonu: Eskişehir

Merakla beklenen Odunpazarı Modern Müze, 8 Eylül'de resmi açılışını gerçekleştirdi. Odunpazarı Modern Müze'yi görmeye Eskişehir'e kadar gitmişken şehirde neler yapmalı, nerede kalmalı, nerede yemeli?

Eskişehir... Büyük şehirlerin tam ortasında yemyeşil bir Anadolu şehri; kiminin yol üstü, kiminin memleketi, kiminin okulu, kiminin evi. Onu bu kadar zengin ve medeni bir şehir kılan, belki de bunca yıl ne sebeple olursa olsun farklı kültürlerden insanların yolunun kesiştiği bir nokta, yolu düşene de her zaman yuva olması. Bugün, şehrin ilk modern müzesi olma unvanını taşıyan Odunpazarı Modern Müze ile Eskişehir’i başlı başına bir sanat destinasyonu olması ve müzecilik anlayışına yeni bir soluk getirmesi planlanıyor.

Kengo Kuma & Associates imzası taşıyan Odunpazarı Modern Müze, ilhamını Anadolu’nun zengin kültürel yapısını günümüze taşıyabilmiş, Eskişehir’in ilk yerleşim birimi olan Odunpazarı evlerinden ve bölgenin tarihinden alıyor. Erol Tabanca’nın özel koleksiyonunun sergileneceği ve farklı disiplinlerden işlerin yer alacağı sürekli sergiler ve aynı zamanda sergilere paralel olarak düzenlenecek etkinlik programıyla OMM, dinamik bir müze deneyimi vadederek Eskişehir’e yeni bir misyon yüklüyor.

Odunpazarı Modern Müze

Şarkiye, Arif Bey Sokak No: 171, 26030 Odunpazarı, Eskişehir

omm.art

Bir hayalin ve güçlü bir misyonun ürünü Odunpazarı Modern Müze. Polimeks Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve koleksiyoner Erol Tabanca’nın, yıllardır dünyanın dört bir tarafından topladığı sanat eserlerini daha çok insanla paylaşmak istemesiyle ortaya çıkan bir modern müze kurma fikri, Odunpazarı Modern Müze’nin tohumlarını ekti. Genç nüfusun çoğunlukta olduğu bir Anadolu şehri olan Eskişehir’de, UNESCO Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Odunpazarı’nda böyle bir müze açmak, şüphesiz cesur; fakat çok yerinde bir karardı. Büyük şehirlere yakın konumu, kolay ulaşım imkanı, tarihi dokusu, mimari bir keşif noktası oluşu ve daha birçok detay, Odunpazarı Modern Müze’yi önümüzdeki yıllarda başlı başına bir sanat destinasyonu haline getireceği kesin.

Otantik ve cesur tavrı, geometriyi ustaca kullanmasıyla tanınan Japon mimarlık ofisi Kengo Kuma & Associates mimarlarından Yuki İkeguchi tarafından tasarlanan Odunpazarı Modern Müze, ilk bakışta Odunpazarı evleri arasında ahşap geometrik bir yapı olarak göze çarpıyor. Bölgenin Osmanlı zamanından kalan, ahşap kolonlarla desteklenmiş geleneksel evlerine ve bölgenin odun pazarı olarak bilinen tarihine referans veren malzeme seçimi, müzenin kimliğinin bir parçası. Aynı zamanda müzenin tasarımı, Osmanlı kubbe mimarisi ve Japon mimarisinden ögeler taşıyor. Üst üste binmiş ve iç içe geçmiş büyüklü küçüklü ahşap kutular şeklinde tasarlanan müze, yaklaşık 4.500 metrekarelik bir alana sahip. Ahşap bloklar ve geometrik şekillerde oluşan farklı büyüklüklerdeki sergileme alanlarının hemen hemen her biri, ahşap bloklar ve geniş camlardan gün ışığını içeriye buyur ediyor. Böylece üç kata yayılan büyüklü küçüklü sergi alanları, günün her saati eserlerin farklı bir ışıkta izlenebilmesine olanak tanıyor. Özellikle ahşap bloklardan oluşan bir göğe bakma durağı olan merkezi atrium, katları birbirine bağlıyor. Zemin kattaki ahşap kutular, geniş ve yüksek bir sergileme alanı yaratarak, büyük ölçekli sanat eserlerini ağırlamaya müsait bir ortam oluşturuyor. Farklı büyüklüklerdeki sergileme alanlarının yanı sıra müzenin içerisinde kafe, müze dükkanı ve atölye alanları yer alıyor. Odunpazarı evleriyle iç içe bir şekilde konumlanan müzenin, girişinde yer alan meydanla da kamusal bir toplanma merkezi olması hedefleniyor.

Özel koleksiyonları sanatseverlerle buluşturacak OMM, aynı zamanda mekana özel büyük ölçekli enstalasyonlara da ev sahipliği yapacak. Açılış sergisinde Erol Tabanca’nın özel koleksiyonunda yer alan, 1950’lerden günümüze çağdaş Türk sanatının önemli temsilcilerinin eserlerinde bir seçki sunuluyor. 60’tan fazla sanatçının 200’e yakın eserinin yer aldığı açılış serginin küratörlüğünü Haldun Dostoğlu üsteniyor. Yıllarca sergilenecek bir alan olmadığı için depolarda saklanan eserlerin sanatseverlerle Eskişehir’in ilk kez özel bir modern sanat müzesiyle buluşmasından ilhamla tasarlanan bu ilk sergi, müzenin açılış sebebi ve misyonu gereği büyük önem taşıyor. Sergide Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Canan Tolon, Erol Akyavaş, İlhan Koman, Ramazan Bayrakoğlu, Sinan Demirtaş ve Tayfun Erdoğmuş, İnci Eviner gibi sanatçıların işleri yer alıyor.

Açılış sergisinin en heyecan verici işi, mekana özel bir enstalasyon üreten Japon bambu ustası Tanabe Chikuunsai IV imzası taşıyor. Aile geleneği olan bambu ustasının, bambuyu dantel gibi işleyerek; Eskişehir’den, müzenin misyonu ve mimari dokusundan ilhamla yarattığı enstalasyonu doğada bulunan dört elementi ve insanı temsil ediyor. Japonya’nın Kochi isimli köyünde yetişen ve “kaplan bambu” olarak anılan malzemeyle Tanabe ve ekibi tarafından müzede üretilen enstalasyonda içe içe geçmiş bir şekilde yükselen örgüler, doğada bulunan dört elementin ve insanın sürekli dönüşüm ve etkileşimine referans veriyor. Günün her saati farklı ışık alan bir noktada yer alan enstalasyon, ışık oyunlarıyla her seferinde yeniden keşfedilmeyi bekliyor. Ayrıca enstalasyon, müzenin her katından farklı bir açıdan izlenebiliyor.

KALMALI

OMM INN

Şarkiye, Arpacılar Türmen Hoca Sokak, No:15 26030 Odunpazarı, Eskişehir

222 220 06 46 

Odunpazarı Modern Müze’nin açılışıyla kentin yeni buluşma noktası olmayı hedefleyen OMM INN, Odunpazarı’nın modern yüzünü temsil ediyor. OMM’un birkaç metre uzağındaki, sanat ve tasarımın bir araya geldiği avlusuyla içeri buyur eden butik otel ve gastronomi durakları, restore edilmiş Odunpazarı evlerinin hemen bitişiğinde konumlanıyor. Tasarımında geleneksel mimariden ögelere yer verilen OMM INN’in dekorasyonunda kullanılan modern detaylar ve çizgiler otelin genelinde eklektik hava yaratıyor. Avlu, hemen karşısında yer alan Odunpazarı Modern Müze’nin devamı niteliğinde ve girişin her iki tarafında bulunan üst üste binmiş ahşap bloklarla misafirlerini karşılıyor. Böylece müze ile otel arasında bir bütünlük sağlanıyor. Otelin avlusunda tavana yerleştirilmiş ahşap bloklar, günün her saatinde farklı ışık oyunlarına sahne oluyor ve OMM INN’in avlusunu bir göğe bakma durağı haline getiriyor.  

Her biri birbirinden farklı dekore edilmiş 12 odasıyla hizmet veren butik otel, her odasında misafirlerini başka bir zariflikle karşılıyor. Geleneksel evlerde bulunan ilhamla tasarlanan sedirler, etrafına kondurulmuş modern saksılar içindeki bitkilerle birer okuma ve dinlenme köşelerine dönüşüyor. Her bir odada misafirlerin okuması için seçilmiş kitap ve dergiler, ince düşünülmüş ayrıntılar ve rafine bir zevkin ürünü olan objeler, odalarda vakit geçirmek üzere davet ediyor. Özgün yatak başlıkları, aynalar, raflar ve modern desenli kilimlerle döşenmiş odalarda ahşap, doğal materyaller ve brüt beton kullanımından doğan soğuk ve sıcak malzeme uyumu, bütünüyle otelde yalın, eklektik ve konforlu bir ortam yaratıyor.

Otelin ortak kullanım alanları, sedirler, rahat ve modern koltuklar, kitaplıklar ve bitkilerle kuşatılmış; okumaya davet ediyor. Avlusu, yalnızca ışık oyunlarına değil, gastronomi duraklarına da ev sahipliği yapıyor. OMM INN Kafe, menüsünde sokak lezzetleri, vejetaryen seçenekler, işinin ehli baristalar tarafından hazırlanmış kahveleriyle hizmet veriyor. OMM INN Restoran’ın menüsü, Aheste Pera’da tanıdığımız şef Sara Tabrizi’e emanet. Odun ateşinde pişen pizzaları yaratıcı lezzet birliktelikleriyle dikkat çekerken, paylaşım kültürünün gastronomi dünyasındaki sembollerinden mezeler, modern yorumlarıyla servis ediliyor. Minimalist ve artizanal kodları, müzenin ve otelin tasarımında olduğu kadar gastronomi duraklarında da etkisini gösteriyor. 

Tasigo Hotel  

Dede Mahallesi, Haktanır Sokak, No:1 26030 Odunpazarı , Eskişehir

222 211 03 00   tasigohotels.net

Eskişehir’in merkezinden 10 dakika, Odunpazarı merkezden yalnızca beş dakika uzaklıkta konumlanan TASIGO, Eskişehir’de yeşilin içinde bir vaha vadediyor. Şehrin merkezine çok yakın olmasına karşın yüksek konumu dolayısıyla şehirden çok uzakta ve doğayla iç içe olması, ilk bakışta bir spa otelinden beklenen atmosferi karşılayacağının sinyallerini veriyor. Kapıdan içeri girdiğiniz anda oteli çevreleyen yeşilin dev bir serayı andıran yüksek cam tavanlı lobiye taşındığını görüyorsunuz. Postmodern aydınlatmalar, palmiyeler, mermer ve ahşabın soğuk sıcak dengesi, gün ışığı alan geniş lobide dikkat çeken ilk detaylar olarak sayılabilir.

Beş yıldızlı otelin, sıcak ahşabın canlı renklerle buluştuğu altı farklı tipte 164 odası bulunuyor. Her biri ihtiyaçlara göre farklı şekilde tasarlanmış odalarda, şehir ve orman manzarası misafirleri karşılıyor. Teraslı ve balkonlu odalar, dışarıdaki oksijeni ve yeşili içeriye taşıyor. Modern mobilyalarla döşenen odaların her biri geniş, ferah ve konforlu. Özel ışıklandırma seçenekleri ve yastık menüsü, otelde rahatınızın düşünüldüğünün bir başka işareti.

Otelin en can alıcı noktası, Aden Spa & Wellness kompleksi. Şehrin hemen ortasında olmasına karşın huzurlu ve yeşil bir spa deneyimi vadeden otel, misafirlerinin dinlenmesi ve yenilenmesi için her imkanı sunuyor. 3500 metrekare alana kurulu olan spa, otantik hamam, termal havuz, termal jakuzi, açık-kapalı havuzlar, sauna, buhar odaları, şok havuzları, cilt ve vücut bakımları, fitness salonları ve masaj hizmetleriyle bütünsel bir wellness deneyimi vadediyor. Güler yüzlü ve profesyonel çalışanlar, rahatlatıcı, dingin ve dinlendirici bir atmosfer ve ince düşünülmüş detaylarıyla Aden Spa, bir spa merkezinin ötesinde şehirden kaçış ve kendine dönüş durağı haline geliyor. Spa, Tasigo’yu şehre yakın bir arınma merkezine dönüştürüyor.

Otelin restoranları People ve Turquoise, birbirinden farklı atmosferleriyle misafirlerin isteklerini karşılıyor. People, şık dekorasyonu ve panoramik şehir manzarasıyla yakaladığı elegan atmosferde a’la carte hizmet veriyor; özellikle akşam yemekleri için tercih ediliyor. Turquoise, havuza ve şehrin yeşil yüzüne bakan terası ve aydınlık ortamıyla özellikle akşam üstleri günü batırana dek keyif yapmak ve uzun sohbetler eşliğinde yemek yemek için ideal.

Eskişehir’e gitmişken...

·      Lalezar Pastanesi’ne uğramalı, petifürlerin tadına bakmalı ve nostaljik bir pastane deneyimi yaşamalı.

·      Karşılıklı köşelerde konumlanan Kronotrop veya ’78 Coffee’de gelen geçeni izlemek üzere bir kahve molası vermeli.

·      Raw Food & Coffee’nin raw cheesecake’inin tadına bakmalı.

·      Kırım Çibörek’te Eskişehir’in meşhur çiböreğini denemeli.

·      Kara Kedi’de boza yemeli, evet, içmeli değil, yemeli!

·      Tarihi Odunpazarı Fırını’ndan tahinli cevizli bükme almalı.

·      Odunpazarı Modern Müze’den çıkıp özellikle akşamüstü saatlerinde renkler iyice ortaya çıktığında rengarenk Odunpazarı evleri arasında yürümeli ve esnafla muhabbet etmeli.

·      Anadolu Üniversitesi Kampüsü ve Japon Bahçesi’ni ziyaret etmeli.

·      Porsuk Çayı etrafında yürüyüş yapmalı.

·      Tasigo Hotel’in de içinde bulunduğu Dede Mahallesi’nde ormanlık alanda Eskişehir’e karşı güneşin batışını izlemeli.

Anadolu Üniversitesi

Raw Food & Coffee

Odunpazarı

 

 

 

 

 

 

BY Elif Bayram