Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Pazartesi 31 May | Yeniden Düşün, Yeniden Seyahat Et!
TRAVEL

Yeniden Düşün, Yeniden Seyahat Et!

Vejetaryen ve vegan mutfak kültürüne sahip otelleri bulamıyorsanız listemiz tam size göre! Bir yaşam biçimi olarak dünyanın en hızlı büyüyen eğilimlerinden biri olan vejetaryenizm/veganizm felsefesini benimseyen oteller…

Son yıllarda dünya genelinde vejetaryen/vegan olan kişilerin sayısındaki artışa paralel olarak, vejetaryen/vegan otellerin sayısında da artışlar yaşanıyor. Sağlıklı yaşam isteği, beslenme tercihleri, ekonomik sorunlar, dini gerekçeler ya da ekolojik ve ahlaki kaygılardan ötürü her geçen yıl artan sayılar, konaklama endüstrisinde de bazı değişimlerin yaşanmasına neden oluyor. İnsanların, toplumların ve kültürlerin birbirinden farklı beslenme alışkanlıklarının bulunduğu ve tarihsel süreç içerisinde çeşitli toplumsal dönüşümlerle birlikte bu alışkanlıkların da çeşitlilik gösterdiği biliniyor. Dünya genelinde hala hayvan temelli yiyecekler yaygın olarak tüketilse de, milyonlarca insanın farklı ahlaki ve biyolojik gereksinimlerden hareketle vejetaryen ya da vegan beslenme alışkanlığı kazandığı kesin. Bir yaşam biçimi olarak dünyanın en hızlı büyüyen eğilimlerinden biri olan vejetaryenizm/veganizm felsefesinin konaklama işletmelerince benimsenmesi ve bu felsefeye uygun ürün ve hizmetler sunması turizm sektörünün “vejetaryen ya da vegan otel” kavramı ile tanışmasına neden oluyor. Bu bağlamda radarımıza takılan hip vejetaryen/vegan oteller…

AGRIVILLA I PINI: San Gimignano, Toscana

2018 yılında vegan bir otel ve organik bir çiftlik evi olarak yenilenen Agrivilla I Pini, yerel kaynaklı malzemeler kullanarak enerji verimli ve sürdürülebilir ortamını; kil, kenevir ve pirinç kabuğu karışımı üzerine kurdu. Yenilenmiş eski mobilyalardan el yapımı terakota karolara, el dokuması nevresimlerden doğal yataklara kadar pek çok detay, otelin iç mekan tasarım anlayışının birer yansıması. Lüksü zarafet ve sadelikle birleştiren otel; 11 odasıyla rüstik ve minimalist bir tarza sahip. İtalyan’ın ortaçağ kenti San Gimignano’daki Agrivilla I Pini’nin bitki temelli besleyici mutfağı, kütüphanesi, doğanın sessizliği eşliğinde yoga yapılabilen alanları yenilenmenizi sağlayacak güzellikte.

Akdeniz’in zengin bahçesinde yer alan zeytin ve meyve ağaçları, çeşit çeşit sebzeleri, üzüm asmaları, şifalı otları, vegan şaraphanesi, Toskana mutfağına yeni bir biçim sunan bitki bazlı vegan restoranıyla ilham veren bir durak; büyülü bir yolculuk. Büyümek, gelişmek ve iyileşmek için doğanın içsel gücüyle bağlantı kuran otel, Toskana biyo bölgesinin kültürünü yakından temsil eden deneyimleriyle sürdürülebilirliğin şekil bulmuş hali. San Gimignano seyahati yapan gezginler için Agrivilla I Pini bütçeye uygunluğu, konforu ve elverişli konumuyla da harika bir seçim. Agrivilla I Pini'de konaklarken, San Gimignano'nun sunduğu zengin deneyimlerin tadını; 'Palazzo Pubblico e Torre Grossa', T'orre e Casa Campatelli' ve 'Historic Centre of San Gimignano' gibi tarihi yerlere uğrayarak artırabilirsiniz. 

HOTEL BALATURA: Tribalj, Hırvatistan

Restore edilmiş taş evden oluşan ve 300 yıllık bir aile malikanesi olan Balatura, artık vejeteryan bir otel. Çevresindeki Vinodol vadisi, karstik dağları ve ormanlık alanlardaki yürüyüş yollarıyla unutulmaz manzaralar sunan otel, Adriyatik kıyısına 7 km uzaklıkta yer almasıyla yamaç ve yelken paraşütü yapmaya da imkan tanıyor.

"Simyacı" ve "bitkileri altına çeviren" şef olarak anılan Çay Đukić, geleneksel tatlardan oluşturduğu menüleriyle misafirlere lezzet festivali yaşatıyor. Sanat atölyeleri, terasta yapılan canlı müzikler ve şarap tadım etkinliklerine ev sahipliği yapan mekan, her mevsim ziyaretçilerine kucak açıyor. Görkemli bir doğanın ve ihtişam dolu bir tarihin peşindeyseniz aradığınız her şeyi bu küçük kasabada bulacaksınız. 

KOUKOUMI VEGAN BOUTIQUE HOTEL: Ano Mera, Mikonos

Yunanistan’daki 4 yıldızlı Koukoumi oteli, ülkenin ilk ve tek vegan oteli. Otel adını Mikon lehçesindeki rüzgardan korunan, rahat bir yer anlamına Koukoumi kelimesinden alıyor. Adanın kalbinde, geleneksel Ano Mera köyünde yer alan Koukoumi, sofistike gezginler için de huzurlu bir sığınak. Misafirperverliğe yeni bir soluk getirmeye, adanın daha samimi bir yanını göstermeye ve yeni bir yaşam felsefesini tanıtma felsefesini ortaya koyan otel; hayvanlara ve çevreye zarar vermeden hayatın tadını çıkarabileceğimizi gösteren örnek işletmelerden. 

Özgünlük, sadelik ve denge ilkelerine saygı duyarak, kusursuz bir hizmet standardı sunan Koukoumi, alternatif bir konaklamayı sağlıklı bir yaşam üzerinden kurguluyor. Tutkusunu sadece bir otel değil, bir ev inşa etme duygusu üzerinden şekillendiren otel, ilhamını adanın eşsiz mimarisinden alıyor. Bütünsel bir yaşam tarzına inanan Koukoumi; vegan mutfağı, şık süitleri, spa ve spor salonlarıyla hem konforlu hem de sağlıklı bir konaklama sunuyor.

THE VEGAN LODGE: Antalya

Muhteşem doğası ve denizi ile dünyanın en güzel tatil yerlerinden biri olan Antalya/Olimpos’ta kurulan The Vegan Lodge, Türk ve Akdeniz mutfağı lezzetlerinin vegan versiyonlarını misafirlerine sunarak aslında vegan olmanın lezzetten vazgeçmek olmadığını  gösteriyor. Ziyaret edenlerin doğa ile kucaklaşabildiği, huzurlu ve aynı zamanda eğlenceli bir deneyim yaşabildiği otelin kapıları tabii ki vegan olan ya da olmayan herkese açık. Türkiye’deki ilk vegan otellerden biri olan The Vegan Lodge; 30 dönüm arazısi içinde yüzlerce zeytin ağacı, nar ağacı ve diğer meyve ağaçlarından oluşan bitki zenginliğiyle hem Akdeniz hem de uluslararası mutfaklardan muhteşem menüler sunuyor. Yemek atıklarını da bahçede doğal gübre olarak kullanan otel, güneş panelleri ile de bir miktar kendi elektrik enerjisini karşılayarak bütünsel yaklaşımını sergiliyor.

DAS NATURHOTEL CHESA VALISA: Avusturya

Bol ahşap, bol ışık, bol alan ve klasik tasarım… Dört yıldızlı "Naturhotel Chesa Valisa" otelinde gelenekler ve modernite benzersiz bir şekilde iç içe geçmiş. Doğal kaynakların hakim olduğu bir dönemden kalan 500 yıllık ahşap ve taştan oluşan Naturhotel Chesa Valisa’nın yeni binası da ahşap mimari geleneğine uygun olarak sadece çevre dostu yapı malzemelerinden inşaa edilmiş. Vorarlberg ahşap yapı geleneğindeki bina biyolojisi unsurlarını bu otel üzerinde de görmek mümkün. Doğa otelinde, ısıtma ve sıcak su yalnızca yenilenebilir enerji kaynakları ve ısı geri kazanımı esas alınarak çalışıyor. Kil duvarları sıcaklık düzenleyici görevi gördüğü için sıcak yaz günlerinde bile odalarda klimaya ihtiyaç duyulmuyor. Kendi kaynak suyu ile doldurulan havuzu ise, klorla değil  iyonize tuz ile temizleniyor.

Naturhotel Chesa Valisa’da yer alan "Alpin-spa" ise çok yönlü masaj çeşitlerinin yanı sıra, hem bireysel olarak hem de çeşitli paketler halinde sunulan ayurvedik tedavilere odaklanıyor. Her bir tedaviyi farklı uygulayan Chesa Valisa konseptini misafirlerin bireysel ihtiyaçları ve talepleri üzerine kuruyor. AlpinSpa'daki terapistler, standartlaştırılmış bakımlar yerine kişilere özel tedaviler uyguluyor. Vegan kozmetik markası Pharmos Natur ile de yüz bakımları taze aloevera yaprakları ile yapılıyor.

Naturhotel Chesa Valisa'nın mutfağındaki her şey ise, %100 organik ürünlerden taze olarak yapılıyor. Hazır ürünler ve mikrodalga kullanılmıyor. Alerjisi ve gıda intoleransı olan misafirlerin ihtiyaçları da ciddiye alınıyor. Şef Bernhard Schneider, özel diyet ihtiyacı olan konuklara şahsen yemekler yapıyor. Çevre dostu mimari, sağlıklı beslenme, hareket ve zihinsel rahatlama başlıkları Naturhotel'in felsefesinin temel taşları. 

BOUTIQUE HOTEL RANCHO LOS LOBOS: Cadiz, İspanya

Rancho Los Lobos; Los Alcornocales doğal parkının kenarında yer alan Endülüs'ün vahşi, orijinal doğası ile çevrili, sahil kulüpleriyle Akdeniz'e ve Atlantik Okyanusu'ndaki sörf noktası Tarifa'ya ve şehirlere yakın bir Endülüs oteli. Rancho'nun çevresinde, 20.000 metrekarelik bir arazide fantastik kumsallara sahip otel; uçurtma sörfçüleri, sörfçüler, ve bisiklete binmeyi sevenler için de ideal koşullara sahip. Palmiye ağaçları arasındaki bu sığınağın 100 yıldan eski duvarları ise tamamen el işçiliğiyle örülmüş.

En büyük tutkusunu, modern ve bitki temelli taze yemeklerden alan Rancho Los Lobos, küçük ama güçlü menüsündeki malzemeleri Rancho’nun çevresindeki üreticilerden alıyor. Hiçbiri katkı maddesi ve lezzet arttırıcı ürün kullanmayan mutfak, plastik ambalaj kullanımından da kaçınıyor. Fermente edilerek pişirilen yiyeceklerin ve içeceklerin arasında yer alan; Lacto yaban mersinli Cheescake, vegan hindistan cevizi yoğurdu, fındıklı Kombucha armutları, zerdeçal ve Ras El Hanout ile proteinli Smoothie sadece sunulan lezzetlerden birkaçı…

Açık havada yoga, yalnızca tüm duyularımızı tazeleyen bir eylem değil, aynı zamanda yeni bir benlik duygusunu da destekleyen özel bir deneyim. Doğanın kokusunu, eşsiz manzarayı yeniden keşfetmek adına yoga alanları sunan otel, yoga tatili de yapmanıza imkan tanımış oluyor. Alışılmadık bir Endülüs tasarımına sahip otel, ayrı ayrı tasarlanmış sekiz oda ve süit seçenekleriyle de farklı ambiyanslar sunuyor.

BY SEVAL AKBULAK