Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Perşembe 20 Şub | Yeni Yüzüyle Helene Darroze at the Connaught
TRAVEL

Yeni Yüzüyle Helene Darroze at the Connaught

İki yaratıcı isim, birlikte hayal kurarsa ne olur? Pierre Yovanovitch, Hélène Darroze’un Londra'daki restoranını yeniden tasarladı.

Saygın şef Hélène Darroze’un, Londra’daki lüks otel “The Connaught”da yer alan iki Michelin yıldızlı restoranı, 10. yıl dönümü için Parisli iç mimar ve tasarımcı Pierre Yovanovitch tarafından restore edildi. Ferah ve şık mekanlar yaratmasıyla tanınan Yovanovitch, iki aylık bir çalışmadan sonra restoranı, Hélène Darroze’un mutfağının sofistike ve yaratıcı doğasını yansıtacak şekilde tasarladı.

Yovanovitch ve tasarım ekibi, zemin kaplamalarından garson istasyonlarına, masa ve sandalyelerden ışıklandırmaya kadar mekanın neredeyse her unsurunu özelleştirmek için bir dizi yetenekli uluslararası ustayla çalışmış. Seramikçi Armelle Benoit, mekanın tasarımında, yemek masaları ve garson istasyonları için dokunsal öğeler oluştururken, cam sanatçısı Matteo Gonet, üflemeli camdan yapılmış lake, mavi, çelik çerçeveli ışıklar üzerinde çalışmış. Duvarlardaki keskin beyaz rengi kış gün doğumunu hatırlatan somon-pembe tonlarına dönüştüren Yovanovitch, mevcut koyu ahşap duvar kaplamaları da birkaç ton açarak mekanı aydınlatmış.


Zeminde, Yovanovitch tarafından özel olarak tasarlanan, saçaklı, fırça darbesi gibi çizgilere sahip, bej renkli halı göze çarpıyor. Ana yemek alanına baktığımızda ilk göze çarpan ferahlatıcı renk paleti oluyor. Somon pembeleri, parlak sarılar ve soluk yeşillerin kullanıldığı kadife ve deri döşemeler mekana oyunbaz bir hava katıyor. Kavisli yumuşak kum rengi kanepeler ve yumurta sarısı koltuklarla çevrelenen, ahşap kum saati formundaki yemek masaları ise kelimenin tam anlamıyla mekanı tamamlıyor.

Ana yemek salonuna ek olarak, Yovanovitch ve tasarım ekibi alt katta bir “şefin masası” tasarlamış. Mutfağın birkaç metre uzağında yer alan şefin masası, misafirlere mutfaktaki hazırlık aşamalarına tanıklık etme fırsatı sunuyor.


Aynı zamanda otelin tarihi bağlamına saygı duyan Yovanovitch, "gelenek ve yeni keşfedilen çağdaş ruh" arasında bir denge kurmaya çalışarak, restoranın mimari kabuğunda önemli değişiklikler yapmaktan kaçınmış. Restore edilmeden önce yemek odasında bulunan, İngiliz sanatçı Damien Hirst’in kelebek paneli eseri de hala restoranda.

Darroze ve Yovanovitch’in benzer geçmişlere sahip olmaları, örneğin her ikisinin de Fransa’nın güneyinden gelmiş olması, ikilinin hemen yakınlık kurmasını sağlamış. Böylece ortaya yeni tasarımıyla misafirlerine sunduğu yemek deneyimini bambaşka bir kulvara taşımayı hedefleyen bir restoran çıkmış.


Meraklısına not: Restoran, yeni tasarımıyla birlikte bir de yeni menüye sahip olacak.